Size capcanlı hissettiren, yaparken mutlu olduğunuz, sadece yapmanın kendisinin sizin için ödüllendirici bir hali olan, daha çok vakit ayırmak için içsel bir istek duyduğunuz, yaptıkça değerlerinizi daha çok besleyen ve kimliğinizin bir parçası haline gelen, en az bir aktivite/uğraşınız var mı?

O zaman ne mutlu size ki “tutku”nuzu bulmuşsunuz! Henüz buna yakın bir deneyiminizin olmadığını düşünüyorsanız, umarım bu yazı yolculuğunuza biraz ışık tutabilir.

Psikoloji Profesörü Robert Vallerand son yıllarda tutku üzerine epey araştırmalar gerçekleştirmiştir. Bir şeyi tutkuyla yapan bireylerin, çok yoğun duygular hissettikleri ve yoğun duyguların pozitif (besleyici) ya da negatif (zarar verici) olmasına göre temelde 2 tür tutku olduğu sonucuna varmıştır.

  1. Dengeli Tutku: İçsel motivasyonlarla ilgilidir. Aktivitenin kendisini yapmak başlı başına bireyi mutlu eder. Otonomi ve dengeli bir azimle tanımlanır. Bireyler bu aktiviteleri zorunluluk, başkalarını memnun etmek ya da olası bir eleştiriden korunmak için değil; sadece kendileri yapmak istedikleri ve yaparken mutlu oldukları için yaparlar. Bu tarz bir tutku, hayatın akışına göre ayarlanabilir ve diğer aktivitelere de zaman bırakır.
  2. Obsesif Tutku: Dışsal motivasyonlarla ilgilidir. Bireyler, bu aktiviteyi aslında yapmaktan mutlu oldukları için değil, başkalarını memnun etmek ya da benlik saygısı için önemli olan belirli bir durumu sürdürmek için yaparlar. Obsesif tutkular, yönetilebilir olmaktan çıkıp bireyin tüm hayatını kaplayan, başka hiçbir uğraşa alan bırakmayan bir hal alabilir. Birey bu tarz aktiviteleri, sakatlık ya da zorunluluk gibi sebeplerden dolayı yapamadığında ise kaygı, suçluluk, kayıp ya da düşük benlik saygısı hissedebilir.

Dengeli tutku olarak tanımlanan, bizi besleyen tutkularımızın 3 temel özelliği var: Yaparken haz almamız, değerlerimizi beslemesi, gönüllü bir adanmışlığı peşinden getiriyor olması.

Tutkumuz olan şeyle meşgul olmak, yaparken haz almamızın yanı sıra, bizi farklı alanlarda da mutlu edecek pekiştireçler sunar. Örneğin yoga; bedensel, zihinsel, varoluşsal alanlarda bireye iyilik hali sağlar. Aynı zamanda, bir grupla birlikte yapıldığında sosyal ilişkiler bakımından da bireylere pozitif bir ortam sunar. Dolayısıyla, kişi için asanaları yapmanın kendisi haz verici bir eylem olmasıyla birlikte, farklı pek çok alanda bireye sağladığı memnuniyet hissi de söz konusudur.

Tutkumuz olan aktivitelerin, ikinci ayırt edici özelliği ise bizim değerlerimizi beslemesi, onları daha iyi anlamamıza, derinden bakmamıza ya da daha geniş bir alanda yaşamamıza yardımcı olmalarıdır. Örneğin doğaya saygılı olmak bizim için önemli bir değerse, çevrecilik ile ilgili aktiviteler yaparken tutku dolu hissedebiliriz. Aksi takdirde, ağaçların sürekli kesilmesine sebebiyet verecek aktiviteleri uzun süre sürdüremeyiz. İçsel olarak, değerlerimizle örtüşmeyen aktivitelerden uzaklaşmaya başlarız.

Tutkularımızın bir diğer ayırt edici özelliği ise, gönüllü bir adanmışlığa bizi içsel olarak kendiliğinden yöneltiyor olmasıdır. Gerekli zamanı, enerjiyi, maddi kaynaklarımızı verebileceğimiz ve bir rutinimiz haline gelebilme potansiyeli olan aktivitelerin bizim tutkumuz haline gelmeleri daha olasıdır. Burada çevresel koşulların da devreye girdiğinden söz etmek gerekir. Örneğin denize tutkusu olan biri; imkanlarına göre 6 ayını yatıyla denizde geçiren biri de olabilir, her gün deniz kıyısında yarım saat yürüyüş yapan biri de.  Burada önemli olan, imkanlarımız ölçüsünde bizi mutlu edecek, önemsediğimiz aktivitelere rutinimiz haline gelebilecek kadar kaynaklarımızı ayırabiliyor olmamız ve tabii yaparken hissettiğimiz yoğun duygularımızdır.

Özetle, yaptığımızda bize haz veren, kimliğimizin bir parçası olmasından mutlu olduğumuz, önemsediğimiz, ciddi bir zaman ve enerji ayırmak için içsel bir motivasyon duyduğumuz aktiviteler bizim “tutku”yu hissettiğimiz aktiviteler olabilir. Bu aktivitelerde yeterince ustalaşırsak artık tutkuyu hissettiğimiz değil, tutkunun kendisi olduğumuz bir hale ulaşabiliriz.

Tutkumuzu bulmamız değil, onun bizleri bulmasına izin vermemiz dileğiyle…

 

SİTEDE ARA

Go to top