Bir çok yılı rutin ve bize öğretilmeye çalışılan inançların üzerinde düşünerek geçirdim. Her şeyin kalıplar içinde olmasına itirazım oldu hep, kuralların keskinliği rahatsız etti. Sonuçlardan çok nedenlerin önemli olduğu bir açıklama aradım durdum. Tüm inançların özde birliğine ama o özün kalıplardan azade olması gerektiğine inandım. Öğrendiğim her yol biraz daha açtı ufkumu, bulduğum her farklı inanç sistemi yeni yollar açtı zihnimde...Tam özgürleşiyorum galiba derken aynı tuzağa düşmekte olduğumu fark ettim.

Günümüz dünyasının popüler "spirütüelizm"i ya da "mistizm"i bizi aynı çıkmaz sokağın bir benzerine yeniden sokmakta. Ritüellere saygım sonsuz ama ritüelleri kalıplarla karıştırmamak gerek. Ritüeller istenen zihin ve enerji durumuna ulaşmanıza yardımcı olmak içindir evet ama oraya ulaşmanın gerek ve tek yeter şartı da değil. Aydınlanma vaad ederek sizi sizden uzağa çağıran şeyler aynı tuzağın kapıları..

Doğayı duymak için sessiz bir ormanda kadim bir çınara yaslamanız gerekmiyor avuç içinizi...

Varoluşu düşünmek için bir deniz kenarında ufuk çizgisine karşı yapılması gerekmiyor meditasyonun...

İnziva huzuru için dağ başında bir mağaraya ihtiyaç yok...

Pranayama'nın en safı için bulutlar arasında bir zirve gerekmiyor...

Çevirin yüzünüzü kadim çınarlardan balkonunuzdaki sardunyaya, denizlerden bir bardak suya, mağaralardan ofisinize, dağ zirvelerinden evinize.

Ve en sonunda onlardan da çevirin yüzünüzü sadece kendi içinize.

Toprağa basmalıyım diye düşünmeyin arınmak için. Siz atfederseniz evinizdeki parkeye o değeri, bilin ki aynı enerji zerrelerinden zuhur ettiniz, siz, parkeniz ve Alplerin zirvesindeki kar...

Dört duvar arasında aldığınız nefes aynı nefes o çamların gölgesindeki ile. Yüksek zirvelerde daha yakın değilsiniz Tanrı'ya. Sonsuzluk denizlerin içinde değil, bir damlada. Varoluş her köşede sürmekte. Yıldızları oluşturan atomlar sizin de, masanızın da, kadim çınarların da, sardunyanızın da içinde.

İçimiz ile dışımız arasındaki sınır, sadece bir illüzyon. Hissedin, dünyanın veya evrenin içi, dışı, uzağı, yakını yok. Ulaşılacak yer neresi ise, aranan şey ne ise, sadece şimdi ve burada bulunabilir...

Arda Gür Balaban

SİTEDE ARA

Go to top