Gerçek sevgi koşulsuz olur derler. Yani birini nasıl olursa olsun, her şeyiyle sevmek mi bu? Peki, bir insanı her koşulda sevmek gerçekten mümkün mü? Sevginin kıymetini bilmek/bilmemek ne demek?

Sizi seven, sevdiğini söyleyen biri size sık sık sert ve kaba davranıyorsa ne yaparsınız? Sevgi olumsuzluklar karşısında azalır mı? Sevgi tükenir mi? Saygı biterse sevgi hâlâ orada olabilir mi?

Sevdiğimiz insana daha mı tahammüllü oluruz yoksa Freud’un dediği gibi en çok sevdiğimizin canını mı en çok acıtırız? Çok acı değil mi bu? Sevmeyi biliyor muyuz? Birini çok sevip bunu gösterdiğinizde karşınızdaki kişinin kendisini “vazgeçilmez” hissetmesi ve bunu dibine kadar kullanması neden olur? Sahi, nedir sevgi?

Birbirini seven iki insan dünyanın en güzel şeyidir. Sevgi iki kişiden başlayarak dünyayı güzelleştirir. Sait Faik, “Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.” diyordu. Sevmek güzeldir ancak iki insan bir araya geldiğinde hiçbir şey bu kadar basit olmaz. Sevgi çoğu zaman yetmez. Saygı olmadan sevgi anlamsızlaşır. Sevginin kıymetini bilmek sevdiğimiz insana hoyrat davranmamaktır. Hoyratlık sevgiyi kötü bir kurtçuk gibi kemirir ve tüketir. İnsan sevmekten hoşlandığı kadar sevilmekten hoşlanır çünkü. Sevmek ve sevilmek bir ilişkinin içinde zamanla şekil değiştirebilir. Severken dikkatli olmalıyız. İnce olmalıyız. Herkes meşrebi kadar sever aslında. Bazıları özenli sever. Zarif sever. Sesinin tonunu yükseltmeden konuşur ve öyle sever. Fısıltıyla. Derin. İçten. Düşünceli…

Sevmeyi bilmeyenler ise hoyrattır. Sevmeyi bilmeyenler bencildir. Sevmeyi bilmeyenler aynı zamanda sevginin kıymetini bilmeyenlerdir. Sevgi belki de kıymeti bilinmesi gereken en önemli şeydir. Sevgi savaşı sevmez, hayat arkadaşlığını, yoldaşlığı, örgütlenmeyi sever. Sevgi bir ekip olmaktır. Dünyaya karşı aynı tarafta olmaktır. Sevgi saldırmaz. Sevgi özgür bırakır, bir durup düşünür öyle konuşur, sevgi inceliklidir.

Bir ilişkide sevgiyi büyütmek ve yaşatmak gerçekten emek ister. Ancak sevgiyi kemiren şeyler varsa ömrü biter. Sevginin de bir ömrü vardır. Kırılan kalpler gün gelir onarılmaz olur ve sevgi biter. Ekip olma duygusu yerine savaş varsa, sevgi biter. Sevgi zarafet sever.

Her şeyin bir sonu vardır. Hayatlarımız gibi. Sonlu bir dünyada yaşıyoruz; bildiğimiz kadarıyla. Bir yandan her son bir başlangıçtır. Her yeni gün umut tohumları taşır. Bitişler hüzünlüdür. İnsanlığın tarihi kadar hüzünlü. Bitiş, son, ölüm. Hüzün mavidir.

Ne demişti Ulus Baker? “Hüzün geriye kalandır. Biraz blues dinleyin benim için…”

Sevgiyle ve hüzünle,

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top