Bize neyin ‘doğru’ neyin ‘yanlış’ olduğu, neyi yapmamız neyi yapmamamız gerektiği ezberletilerek büyütüldük.

Doğru veya yanlış algımız aracılığıyla aidiyet hissi yaratılarak toplum tarafından konulmuş sisteme uymamız istendi. Buna uymazsak dışlanırız ve kötü biri sayılırız. Yok olmamak ve dışlanmamak için belirlenen adetleri abartarak yapmaya çalıştık!

‘Nazik ve uyumlu olmalıyım’ ile büyütüldüm. Birisi konuşurken, herhangi bir konu anlatırken onu düşünmeden onaylamalıyım, ’hayır’ diyebilmek, kendi fikrimi söyleyebilmek kabalık olurdu. Üzüldüğümü, konuşamadığımda öfkelendiğimi gösteremezdim çünkü uyumsuz biri olmamalıydım. Sanki içimde sınır koyamadığım şeyler vardı, ne hissettiğimi ne yaşadığım önemli değil gibi karşımdakini hep dinler, nazik, sessiz ve sakin biri görünürdüm. Ve hep ‘doğru’ davranışlar ve ‘doğru’ şeyler yaptığımı göstermek için var gücümle çaba gösteriyordum. O kadar çok içime işlemişti ki bu benim kimliğim diye görüyordum.

Toplum, ailelerimiz, arkadaşlarımız bizden ne bekliyorsa ona göre davranıyoruz. Aksi taktirde vicdan ve suçluluk duygusu kaplıyordu, içim rahatsa kurallara uymuşumdur ancak uymamışsam suçlu hissediyordum.

Büyüdükçe bu değerlerin bana ait olduğunu, bağımsız düşüncelerim ve inançlarım olduğunu sanıyordum. Ancak tanıma sürecine girdiğimde, sorgulamalarım başladığında aslında nazik olacağım diye duygularımı bastırıp içime attığımı farkettim. Ve bu beni daha öfkeli biri yapmıştı. Şu an da bu yazıyı yazarken yeniden bir aydınlanma, uyanma yaşadım. Evet öfkeli hallerim, ağlama krizlerim içime atıp söyleyemediklerimdendi… Aslında tüm sustuklarım karşımdakinin bana vereceği tepkinin bende yaratacağı histen mi rahatsızlık duyacağım için uyumlu görünmüştüm?

Ne içindi tüm bunlar?  ‘Kabul edilmek, iyi bir insan olmak’ ? Tüm bu duygularımın, korkularımın, hatalarımın yaşamda bana rehber olduğunu çabalamadan şefkatle kendime yaklaşarak öğrenmeye başlıyordum. Artık öfke ve ağlama krizlerimin farkına vararak, rahat hissetmediğim hiçbir yerde kalmıyorum. Konuşmak istemediğimde kalbimde sıkışma ve karnımda kasılma hissi gelmeden ne isteyip istemediğimi söyleyerek nazikçe paylaşmayı öğreniyorum. Aslında nazikçe sınırlarımı koyarak düşüncelerimi anlatmamda herhangi bir yanlışlık yoktu, sadece nasıl yapacağımı bilmiyordum. Sana da bazı duyguların ve davranışların yanlış olduğu söylendi mi?

İnsanız ve tüm duygularımızı yaşayarak hissetmeliyiz. Çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca davranışlarımız, hissettiğimiz tüm duyguları söylemenin yanlış olduğu sana da öğretilmiş olabilir. Kahkaha attığında fazla mı neşeliydin, üzülüp ağladığında zayıf, güçsüz algılandığın belki yüzlerce kez söylendi. Çünkü sürünün içinde ses çıkarmak sorun yaratırdı, başka türlüsünü de bilmiyorduk zaten. Ne çok duygum yarıda kesilmiş ve ben ses çıkarmadan o duygularımı bastırıp devam etmişim…

Hayatta tüm deneyimlerime sarılıyorum. Yoga ve meditasyon ile bedenimi, duygularımı farkettiğim, her gün yeni bir yol açan bu deneyime iyi ki çıkmışım… Bu yolda tüm duygulara yer var; Öfkelenen, ağlayan, çaresiz hisseden, sevinen, kahkahalar atan, huzur dolu hisseden kısacası bütün duygularımı artık fark ederek yaşıyorum ve hepsini sarıp sarmalıyorum…

Belki de benim gibi gerçek duygularını, ne hissettiğini söyleyememek senin de yıllarını almış olabilir. Yoga yolunda kendimi uyandırma yolculuğum başladı. Bugüne kadar taşıdığım üzerimdeki yükler hafifledi, endişeler, kaygılar, geçmişi sürekli düşünme telaşlarından sıyrılarak ferahlamama yardımcı oldu. Şu an da ne hissediyorsam yaşıyorsam paylaşmanın verdiği huzur bambaşka. Kendim olmayı, sahici olduğumu öğrenmeye başlıyordum.

Ve şimdilerde kendime şunları söylüyorum; Kibar olmak zorunda değilim, tahammülüm bitene kadar birilerini yanımda tutup dinlemiyorum, bir yerde bana yanlış gelen bir şey varsa ‘hayır’diye bağırıp düşüncelerimi paylaşabilirim, hep güçlü olmak zorunda değilim, ağlayabilirim, küsebilirim… Tüm bunlar bana ait ve şu 'an' dayım, içimde kendimi tanımaya başladığımdan bu yana ‘buradayım’ diyorum…

Tüm duygularımızı yaşayarak hissedebilmek dileğiyle…

Namaste

 

SİTEDE ARA

Go to top