Yine koskoca bir yılı bırakıyoruz ardımızda, hep olduğu gibi yeniden yepyeni hedefler, beklentiler ve umutlarla yürüyoruz yeni yıla. Geride bıraktığımız koca senede gerçekleştiremediklerimizi, gerçekleştirmeye üşendiklerimizi ve cesaret edemediklerimizi, yanına yenilerini katarak gelecek olan seneye havale ediyoruz.

Peki gelecek yıl için isteklerde bulunurken elimizde olanlara ne kadar odaklanıyoruz, ardımızda kalan yıla dair ne kadar şükür ediyoruz? Ya da büyük resime bakmamız gerekirse şükür hayatımızda ne kadar yer buluyor? Birçoğumuz çoğu zaman sahip olduklarımızın farkında olmak yerine elde edemediklerimize odaklanıyor, olmayan için endişe ve üzüntü yaşıyoruz. Elimizdekiler için şükretmeyi unutup minnettar olmanın ne kadar önemli olduğunu gözden kaçırabiliyoruz. Sadece iyi bir şeyler olduğunda şükran duymamız gerekirmiş gibi bir hataya da sıklıkla düşüyoruz. Oysa ki, şükretmek hayatımızın her anında olanda da olmayanda da günlük davranışlarımızın bir parçası haline gelmeli.

Neden Şükretmeli?

Araştırmalar gösteriyor ki şükretmenin birçok fiziksel ve zihinsel faydası var. Şükretmek, stresin vücutta yarattığı olumsuz etkileri azaltarak bağışıklık sisteminin güçlenmesinden, hastalığa sebep olabilecek fiziksel tehditlerden bedeni korumaya; kalp yetmezliğinden psikolojik rahatsızlıklara kadar pek çok hastalığa ilişkin risk faktörlerini iyileştirebiliyor. Şükran duymak kaygı ve depresyonun etkilerini hafiflettiği gibi yi olma hissine de katkıda bulunuyor. Ve şükretmenin romantik ilişkilerdeki doyumu ve mutluluğu artırdığını da ortaya çıkaran tespitler mevcut.

Hem bedenimize hem de zihnimize bu denli faydalı olan şükretmeyi neden ihmal ediyoruz? Neden bazılarımız için şükretmek kolayken bazılarımız için daha zor? Günlük hayatın koşturmacasından, stresinden bir şeyler için minnet duymayı aklımıza bile getiremediğimizden olabilir mi?

Yaşadığımız hayata şükretmek için güzel bir eve, konforlu bir arabaya, şık ve kaliteli kıyafetlere ya da zengin sofralara, lüks tatillere, çok kazançlı bir işe ya da mükemmel ilişkilere sahip olmanız gerektiğini düşünüyoruz çoğu zaman ve bunlar olmayınca eksiklik duygusuyla beraber mutsuzluğa sürüklüyoruz kendimiz. Çalışıp kazandıklarımız, severek satın aldığımız çok basit ve ucuz bir şey ya da her gün faydalandığınız pek çok şey şükretmek için yeterli bir sebep olabilir. Ama, şükredebilmek için bu ve benzeri şeylere de ‘sahip olmaya’ ihtiyacımız yok. Aldığımız her nefes, attığımız her adım, gülümsememiz, çevremizdeki insanlar, sağlığımız, güzel bir müzik vb bugüne kadar sahip olsak da fark etmediğimiz pek çok şey şükredebileceğimiz kadar önemli ve değerli, bunları görebilmek için, bazen sadece kendimize ya da çevrenize biraz daha dikkatli bakmamız gerekli. Tabii bir kaybın, bir ayrılığın, büyük bir yıkımın hemen sonrasında bu şeklide romantik ve optimist düşünmek oldukça zor; yasımızı tutup acımızı yaşayıp bir süre sonra kendi içimize dönüp elimizde olanlara bakarak “şükredecek çok şeyim var” diyebilmenin ferahlığından kendimizi mahrum etmemeliyiz.

2021 yılı bitmek üzereyken dönüp kendi adıma geriye baktığımda en büyük kaybımın ardında bile şükredecek bir şeyler bulabildiğimin farkındalığını yaşıyorum. Senenin yarısına gelmeden hayatımın en kıymetli insanlarından birini, beni büyüten sürekli bir arada olduğum çok şey paylaştığım dedemi kaybettim. Ölümle ilk kez bu denli yakınen karşı karşıya kalmıştım. Üstelik dedemin hiçbir kronik hastalığı, rahatsızlığı ya da ölümcül bir hastalık geçirme durumu söz konusu da değildi. Bu yüzden epey bir zaman bu ölümü kabullenmek çok ama çok zor olmuştu benim için. Fakat o yoğun acı yerini yas ve yokluğu kabullenme sürecine bırakınca bu ölümün içince şükredecek pek çok şey olduğunu fark ettim. Dedem 93 yaşına kadar sağlıkla ve güzel bir hayat yaşamıştı, elden ayaktan düşmeden, hastalıklardan çekmeden, fazla yorulmadan ve kimseye yük olmadan da sonsuz yolculuğuna çıkmıştı. Arkasında kocaman bir aile, kendisi hakkında hep çok güzel saygı dolu cümleler sarf eden insanlar, bizlerle paylaştığı bilgi birikiminden zengin bir miras ve sağlam karakter özellikleri bırakmıştı. Evet o artık yoktu ama yokluğunda bile şükredecek pek çok şey vardı ve bu şükür duygusu içimi hep ferahlattı.

Ayrıca hayatımdan bir insan giderken bana yeni şeyler katacak bir sürü güzel insan ve şey hayatıma katıldı. Yeni arkadaşlıklar, farklı ortamlar, heyecanlar, hedefler, zorluklar, başarılar, gidenler, kalanlar, hayal kırıklıkları… Hepsi şimdi burada ve benim için vardı, mutlu eden şeyler kadar üzen, kıran, kızdıran şeyler de bana çok büyük şeyler kattı, elimdekinin değerini dah aiyi anlamamı sağladı. Halen nefes alabiliyorum, halen sevdiklerime sarılabiliyorum, halen yürüyüp koşabiliyorum, halen yiyip içebiliyorum, halen yoga yapabiliyorum, halen gülebiliyorum, halen birilerine güvenebiliyorum ve benzeri bir sürü şey için sonsuz şükürler olsun diyebiliyorum.

Hadi niyet edelim ve yeni sene para, mal, mülk aşk vs gibi standart isteklerin peşinde koşmak dışında hepimiz için artık bir şeyleri değiştirme ve farkına varma zamanı olsun diyelim. En karamsar anlarımızda, zihnimiz yaşamla negatif düşüncelerle dolu olduğunda, “Şükretmek falan istemiyorum” dediğimiz anlarda bile bize kendimizi çok daha iyi hissettirecek, şükretmeye değer şeyler bulup onlara odaklanalım. Burada aşırı pozitifçilikten bahsetmiyorum ve kendim de bundan pek haz etmiyorum, sadece zor zamanlarımızda derdimizi anlatabildiğimiz bir dost, soframızdaki bir kap yemek ya da bize eşlik eden bir çift göz, uzak da olsa gidebildiğimiz bir iş, hatta zaman zaman şikâyet ettiğimiz nice şeyin bile aslında bize sunulmuş birer nimet olduğunu fark edebilirsek belki de fazlasına ulaşmamız daha kolay olacaktır.

2021 yılının bize getirdiklerini, götürdüklerini ve öğrettiklerini gözden geçirmek; yaşattığı tüm duyguları iyisiyle kötüsüyle kucaklayarak ona teşekkür etmek; bir yılı daha geride bırakmış olmanın mutluluğunu hissetmek daha umutlu ve huzurlu bir başlangıç yapabilmemizi sağlayabilir.

Yeni sene hepimizin hayatına şükür hissini en derinden hissettirecek farkındalığı ve güzellikleri getirsin!

 

 

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top