İnsanız hiç beklemediğimiz ya da hazır olmadığımız bir zamanda başımıza iyi ya da kötü sayısız olay gelebilir. Aslında önemli olan başımıza her ne geldiyse ona hangi açıdan baktığımızı fark etmemizdir, başına gelen ödül mü yoksa ceza mıdır?

Bana öyle geliyor ki her şey olaya ne taraftan bakmak istediğinizle, yani bakış açınızla doğrudan ilgilidir. Bir çoğunuzun bildiği gibi bu sene hiç başıma gelmeyeceğini düşündüğüm bir şeyle karşılaştım, bel fıtığı olmuştum. 2021 giderayak yapacağını yapmış bana kendisiyle ne yapacağımı bilmediğim bir hediye vermişti. İlk zamanların inkâr aşaması geçince bu durum acaba benim için bir uyarı mı diye düşünmeye başladım. Öyle ya bende gayet sıradan bir canlıydım ama fark ettim ki ben kendimi hiçte öyle sıradan falan görmüyormuşum ve sanırım bel fıtığı olduğumu uzun bir süre kabul edemememin nedeni de buymuş.

Hiç farkında olmadan, bu kendimi diğer insanlardan farklı, daha üstün görme hali bel fıtığı teşhisi ile öyle bir yere çakıldı ki uzun bir süre düştüğü yerden kalkamadı. Bel fıtığı olmanın şokunu atlatamadan hiç de zannettiğim kadar mütevazı bir insan olmadığım gerçeği ile yüzleşmiştim. Bu durumu fark etmek fıtıktan daha ağır gelmişti, sanırım bu durumu kabullenmem biraz daha zaman alacak.

Sonrası saf bir gerçeklikle baş başaydım, birincisi benim bel fıtığım vardı ve en önemlisi ise kendimi içten içe yenilmez zannediyormuşum. Bu kendisiyle ne yapacağımı bilmediğim bilgi ile uzun süre yatıp kalktım, bütün yönleri ile etraflıca düşünüp taşındım. Önce kabule bir alan açmam gerektiğini somatik yoga terapi eğitiminde öğrenmiş olmam, o alanın kısa sürede açılmasını kolaylaştırmadığını itiraf etmeliyim. Öyle ya başkalarına mütevazılığın önemini anlatıyorken ve kendini öyle zannederken sen bu kuralların dışında bir yerlerdeymişsin. Her şeyin zamana ihtiyacı varmış ben de bir zaman sonra o en kabullenmiş halimle buradayım.  Durum böyle olunca bel fıtığımı ceza değil, ödül olarak görmeye başladım ve ben hiçte öyle yenilmez biri değildim her insan kadar incinmeye hakkım vardı. Zaten işin sırrı da buradaymış kendinin incinebilir ve limitlerinin olduğunu kabul ettiğinde sadece yoga değil hayat d kolaylaşıyormuş.

Uzun bir süre önce en zorlarını herkes gibi bende yapabilirim halini bırakmış olmama ve kendi limitlerime dikkat etmeme rağmen incinmiştim ve ben biliyorum ki bu yogadan kaynaklanan bir incinme değildi. İlk teşhisten sonra pratiklerim tamamen somatik yoga terapiye çevrildi, kendimi gözeterek ve sınırlarıma dikkat ederek yaptığım pratiklerimle şu anda dört ay öncesinden çok daha iyiyim. Ara sıra fıtığım ben buradayım diye kendini hatırlatıyor olsa da günlük hayatım normale dönmüş durumda bedensel olarak iyiliğime giden yolda zihnen ve ruhen durumumu kabul etmemin önemi büyük. Zaten hiçbir öğrencimi zor asanaları yapması için zorlamaz, yapamadıkları pozlar için eleştirmezdim,  fıtığım bana ne kadar doğru yolda olduğumu fiziksel olarak da fark ettirdi. Bugünlerde sıradan bir insan olduğumun ve pratiğin içinde limitlerde hareketin beni şifaya doğru götürdüğün daha çok farkındayım.

Başına her ne gelirse gelsin önce derin bir nefes al ve düşün bu sana bir ödül mü? Yoksa Ceza mı? Sonuçta her şey olaya baktığın pencere ile ilgilidir. Sağlıkla ve farkında kalın.
Namaste

SİTEDE ARA

Go to top