Düşünsene, sabah uyandım, vücudum, zihnim güne uyanmak istiyor, su, en güzel yenilenme ritüeli, her dinde, inançta, bilimde... 
Arındıran...

Hem sembolik anlamda, masallar, mitler, dinlerde, hem gerçekte temizleyen...

Sonra vücudumu uyandırsam, hareketle, bir an gözden geçirsem bu ihtiyacı da seyredebilirim değil mi aslında, ne kadar yok saysam da? Canlı ve hareketli bir varlık olmanın en doğal hali, güneşe selam gibi yoga pratiği.

Ya da sporla, ne seçersem, Hal’ime uygun, sadece kendime göre, gerçeğime...

Sonra, sadece istediğim için, gerek ya da şekil şartları, alışkanlıklar olmaksızın, vücudumu dinlesem, hissetsem, Can’ım ne çekiyor? İhtiyacı ne? Söyler çünkü bakarsam... Ona canımdan can kattığım çocuğum gibi, ya da çok saçma gelebilir ama bazılarımız için müdürüm, bir büyüğüm, yukarıda bir yere koyduğum herhangi biri yakın, uzak, hangisi benim için en saygı duyulası, en korunası ise...

Ben...  Bu aklıma bile gelmeyebilir ne yazık ki, ama işte "Ben’’ bunlardan sonra gelebiliyor bazen.

Benim için hamileyken gerçekleşmişti bu duygu ilk kez... İşte "O’’ benim için kimse, onun için, en iyisi ile beslesem kendimi, neyle beslemek isterdim?

"Gerçek’’, topraktan, hayatın bize doğal olarak sunduğu nimetlerle mi, markaların, fabrikalarda ürettiği, içinde ne olduğu belirsiz kimyasal karışımlarla mı? İçinde hiçbir gerçeklik kalmamış, belki aroma, koku bırakılmış, paketlenmiş, hazırlanmış, sadece daha fazla karla satış için, sistemin devamlılığı adına tasarlanmış ürünlerle mi?

Belki hadi bir orta yol bularak hepsinden. 

Beslenmek benim için ne ifade ediyor? Belki bir an düşünerek, "Gerçek’’ ten besleyerek başlasam güne kendimi... 

"Gerçek’’ ten istediğim gibi giyinsem, kumaşının hissini vücudumda sevdiğim için, nefes aldıranından mesela benim için... Kendimi ifade etmek istediğim gibi, başkalarının görmek istediği gibi değil ya da öyle istediklerini düşündüğümden değil, korkusuz, yargısız, kendime sevgimle...

Ve "Gerçek’’ ten sadece yapmak istediğim şeyi yapsam, gitmek istediğim, mutlu hissettiğim işe gitsem, mutlu hissettiğim yoldan gitsem, kısa, ondan bundan değil, sevdiğim yoldan... Üretmek istediğim şeyi üretsem, Ol’sam, kendimi "Gerçek’’leştirsem?

Vaktimi geçirmeye değerli bulduğum şey ile geçirsem, "Ol’’duğum şey olsam... İzin versem, izin beklemesem... 

Nasıl, çok mu ütopik gelir?

Mümkünlü mü sence?

Ben "Gerçekten’’ kendime hak gördüğümde, denizler ikiye ayrılır yol açar bana, şartlar değişir, yol, imkan, fırsat olur , el verir bana.

Peki hep ben mi, sevdiklerim dersen... 

Kendilerine hak gördükleri kadar, sonra, sadece "Gerçek’’ leri söylesem, o an ki ben kadar tabii, her şey değişken, hareket halinde... Gerçeğimi ortaya koysam her an, etrafımda nasıl bir değişim olurdu? Kim yanımda olurdu? Sadece benim "Gerçek’’ime uygun olanlar değil mi? Aynı "Gerçek’’likte olduklarım değil mi?

Bu benim için en uygun bence… sence?

Doğal olarak olan bizim için en uygun yol, doğal olarak akan, "Ben’’ im yolum... 

Sadece ‘’Ben’’ im..

Parmak izi gibi, ben gibi, sen gibi eşsiz, eşi benzeri olmayan, başkasının daha önce önce yürümüş olması, deneyimi, neyi nasıl yaşadığı benimle ilgili değil... Onunla ilgili...

Anlatılan her hikaye, benim de hikayemdir evet, sadece birçok yol ve ihtimal hakkında fikrim olur, ama sınırsız ihtimal ve sınırsız, sonsuz dinamik var hayatta...

Ben o değilim, onlar değilim, ben, "Ben’’ im..

İki kişi, duygusal ya da değil, iki madde kimyasal bir reaksiyona giriyor ve ben oluyorum, ben Üç’üm, biri ya da diğeri ya da ikisi birden hiç değilim, bilimsel olarak da değilim, araştır istersen...

Bambaşkayım, Bir’eyim. Onlardan aldım ama onlar değilim. Ayrıyım ama saygıyla... Her koşulda...

Kendimi bilmeye, gerçeğimi görmeye, sahip çıkmaya, ortaya koymaya ve "Gerçek’’ imi yaşamaya,

Sadece ‘’Ben’’ im olan hayatımı ‘’Gerçek’’ ten yaşamaya...

Sevgiyle

Namaste

 

*Resim de 15 yaşındayım, 89 Türkiye’ sinde hayatı sorgulayan, biraz rocker, biraz hippi, bol okuyan-okul dışı kitaplar tabi; Soffy'nin Dünyası, Simyacı, Kadının Adı Yok gibi...

Çok dinleyen, çok araştıran, varlığının yerini arayan, şu anıma en benzeyen, en gerçek, en kendim olabildiğim, uzun süre için son hallerimdi sanırım.


SİTEDE ARA

Go to top