Yoga inzivasında meditasyon sonrası yine içimi dökmek, neler yaşadığımı yazmak için sabırsızlanırken onu gördüm… Zeytin ağacı 😀

Oturdum yanına, aldım defteri kalemi yazmaya başladım ama bir yandan onu izliyorum… Kurumuş  ikiye ayrılmış gövdesi ve tam ortasında boşluk, sanki ayrılmamak için daha da köklenmiş toprağa. Gövdesi kuru gibi görünse de yeşil yaprakları rüzgarla birlikte dans ediyordu. Yeşil yaprakların arasında sararmış yapraklar rüzgarla birlikte savrulup gidiyordu, sanki yeniden filizlenmek için.

Meditasyon dersinde ilk defa kendime sarıldım, ellerimle yüzüme dokundum ve o an ilk defa kendimi sevdim, nazikçe,şefkatle… Kendime merhaba dedim ama gerçekten dedim, bunu derken aklıma her sabah yüzümü yıkarken ilk kendimi gördüğüm ayna geldi aklıma, aslında her sabah o ellerim yüzüme gidiyordu o ayna da ilk kendimi görüyordum ama hiç günaydın bile demeden suyun ferahlığını, ellerimle yüzüme dokunmamı bile fark etmeden güne hızlıca başlamaya gidiyordum. O an bunu düşününce daha çok sarıldım kendime. Ahh o  minicik kız çocuğuna hiç sarılmamıştım, çocukluğuma, gençliğime ve şimdiki yetişkinliğime ağladım, kızdım, öfkelendim ama sonunda affettim. Kendime artık korkma ben buradayım dedim ve bunu çok sevdim, çok güzeldi, huzurluydum. Kendi ellerimi tutmak, o canlılığı hissetmek, kendime tanık olmak, hiç bırakmayacağım o elleri…

Zeytin ağacı şu an tüm duygularıma şahit beni izleyip gülümsüyordu. Dokundum ona, sanki bana şunları fısıldıyordu; "Hayatta her zaman benim gibi rüzgarda eğilip sallanabilirsin ama bak bana daha da köklendim, güçlendim. Rüzgarlar güçlendirdi beni. Seninde benim gibi yeşil yaprakların olacak, sarılar gitmesi gereken veya olduğu gibi kabul edeceğin şeyler. Ama yeşil ve sarı yaprakların olsa da sen bir bütünsün, canlısın ve yeniden doğuyorsun tüm farkındalığınla" demişti. Tam da bunu diyordum kendime evet ben kendimi sevmeye başlamıştım, kendimi kabullenmeyi, değişimi dönüşümü yaşıyordum bu inzivada.

Yazdıkça yazmak istiyordum, kalemim hiç durmasın ben tüm duygularımı yazayım istiyorum. Yazdıkça rahat ve güvende hissediyorum. Tanık olduğum kendime şükrediyorum.

Güçlü bir el silkedi birden ve beni  zeytin ağacıyla çocukluğuma götürdü. Meditasyonda sarıldığım çocukluğuma, buraya gelmem tesadüf değildi. Zeytin ağaçlarının yüzyıllarca yaşadığını duymuştum. Gövdesi birbirinden ayrılsa dahi yeniden filizlendiğini hatırladım, yeşil gözlü zeytin ağaçlarının altında çocukluğumu izledim. Annemin ellerinden yapılan kırma yeşil zeytin tadını aldım, mis gibi yapılan zeytinyağlı yemekler… Şu an yaşadığım büyük şehirde hiç görmediğimi farkettim. Aslında insan sürekli gözünün önünde olanın kıymetini bilmiyor. Ben şu an zeytin ağacında gördüklerimi, hissettiklerimi ve beni tekrar çocukluğuma götürmesinin kıymetini anlıyorum. Ne şahanedir ki zeytinyağı ve annemin kırma yeşil zeytinleri hala mutfağımda 😀

Zeytin ağaçlarının yavaş yavaş büyüdüklerini biliyorum. Zeytin ağacıyla bütünleşmiştim şu an. Kendimi yeni yeni tanımaya başlıyordum. 32 yaşındayım ancak sanki bütün yıllar gözümün önünden geçiyor, ben şu an büyüyordum.

Osho’nun dediği gibi meditasyon, daha büyük bir kase olmaktı. Nefes alıp vermeyle, duygular, anılar, sinir sistemi karşılaşmaları, kendi irademle ve anlarda kaldıkça farkındalığım artıyordu. Artık her şey bastırılmadan sükûnetle ortaya çıkıyordu. Farkındalıkla An’a gelmeyi öğreniyordum. Yüzüme vuran rüzgarın serinliği, saçlarımın uçuşması, kuşların sesleri, uzak deniz kokusunu bile hissediyordum.

İçimde bir sürü duygu değişimi yaşarken tarifsiz huzur var, bu da kendimi tanıdıkça ve hislerimi farkettikçe oluyor.

Hayat ben buradayım diye gülümsüyordu, zeytin ağacıyla oturduk izliyorduk her şeyi.

Bedenim, zihnim ve ruhumu her nefes alış ve verişimle meditasyonla kalbimle hissediyordum artık.

Yoga ve meditasyonla içimde gizli bir "ben" inzivada doğuyordu. Şimdiki halimle ölecektim ve ölmediğim sürece yeni bir ben doğamazdı. Tohum ölmeli; ancak o zaman yeni bir hayatım olacaktı. Zeytin ağacının yanında ben toprağa yeni bir tohum atmıştım, yeniden doğmak için hazırdım. Zeytin ağacı ben bunları yazdıkça sararmış yapraklarını döktü sanki o da benimle hazırlanıyordu tekrar yeşillenmeye. Her şeyi bırakmıştım artık an’ı yaşamayı tüm duygu ve düşüncelerime tanık olmaya hazırdım.

Azimle ve inançla çıktığım bu yoga inzivasında tanık olduğum zeytin ağacı ve tüm duygularım seni unutmayacağım. Bugün ki kahraman ben değil zeytin ağacıydı 😀

Zeytin ağacı gibi uzun ve sağlıklı ömrünüz olsun

Namaste

 

SİTEDE ARA

Go to top