Meditasyon hayatın ta kendisi aslında. Aralık ayında 4 gün dolu dolu geçirdiğim meditasyon inzivasından ve deneyimlerimden bahsetmek istiyorum.

Meditasyon aslında sabah pratik öncesi yaptığım, yoga eğitmenlik eğitiminde en uzun deneyimlediğim zaman olmuştu. Ancak meditasyon inziva kampını duyar duymaz bunu deneyimleyip neler yaşayacağımı merakla gittiğim bir kamptı. Şehir hayatında sürekli bir uyarana maruz kaldığımız, stres ve endişeye kapılmadan anın içerisinde kalmak istiyordum.

Sessizliğin içinde benden ne varsa yaşamak, belki de bu kadar gürültünün içerisinde kalbimin sesini duymaya veya gözlerimin ardında gizlediğim pencereleri açmaya gitmiştim.

Belki de bastırdığım duygularımı yaşamaya gidiyordum, düşüncelerimi durdurmadan, üzerine set çekmeden, savaşmadan her ne varsa o an yaşamaya niyet ederek yola çıktım.

İlk gün tanışma sonrasında pratik ve ardından ilk uzun imeditasyona geçmiştik. Ve benim gözlerim yarısında açıldı; ’neredeyim, neler hissediyorum’ demeye başlamıştım. Sesleri dinledim taa uzaktan gelen köpek ve inek sesleri duyabiliyordum, aklıma şekersiz hayatıma başladığım ilk günler olduğu için tatlı tarifleri gelmeye başlamıştı :) En son şekerli bir şeyi ne zaman yemiştim? Misafirlerime tatlı yapmayacak mıyım? Bir sürü sorular gelmeye başlamıştı. Zihnim oyunlar oynamaya başlamıştı, tekrar nefesime ve bedenime dönüyordum.

Ve 2.  gün sabah 5.30-7.30 meditasyonu ile uyandım ve gökyüzünde muhteşem renk cümbüşü yaşanırken doğuşunu izledim. Gerçek mi şu an yaşadıklarım dedim? Ve içim inanılmaz huzur doluydu. Belki de yıllardır güneşin doğuşunu izlemek için uyanmamıştım, keşke demeden o anı yaşadım iyi ki dedim buradayım :) Yoga pratiğimi tamamlayıp kahvaltımızı yaparken sanki yıllardır o insanlarla birlikteymişim gibi hissedip bağ kurdum, çok güzel dostlukların başlangıcı olmuştu. Ve günün kapanışını dans gecesiyle yapmıştık :)

3. gün benim için gün şöyle başladı ; ‘Bundan önce damla dediğim yüreğim, bugün deniz oldu…’

Sabah 5.30 meditasyona uykulu gözlerle gidip meditasyonda kaldığım ardından kalp açıcı yoga ve nefes çalışmasında hayatımda ilk defa omuzlarıma dokunduğum an gözyaşlarım akarken biden hıçkırarak ağlamaya başladım, ağladıkça, sesim çıktıkça rahatladım ve herkesin içinde kim ne düşünür diye düşünmediğim bir alan oldu, kalbimi kocaman kendime açmıştım, şimdi ve buradayım dediğim o özel an…

Hava parçalı bulutlu olsa da kelebekler gibi kendi alanımda görülme halini hissettim.Kendime sarıldım, artık kozadan çıkıp kelebek olmaya hazırdım. Olan olmayan her varsa tüm eksiklerimle, kabul gördüklerimle, hissettiklerimle gerçekten oradaydım.

İnsan deneyimini yaşamadan büyümüyormuş, geride bıraktığım her şeye büyük bir minnet duyuyorum. Ağlayan, kızan, kucaklayan, çaresiz hisseden, sarıp sarmalayan kendime teşekkürler : )

Sen de her ne varsa bugün kabul edip yola çıkmaya niyet edebilir misin?

Namaste.

 

 

SİTEDE ARA

Go to top