Bir zamanlar antik Hindistan’da alışılmışın dışında bir tanrı olan Shiva, Sati isminde cesur ve genç bir kadına tutkulu bir şekilde aşık oldu. Sati’nin babası Daksha kalın kafalı, egoist bir adamdı ve kızının kararına şiddetle karşı çıktı. Ona başkaldıran Shiva ve Sati romantik bir evlilik yapıp Himalayalar’ın karlarla kaplı, görkemli zirvelerinde yaşamaya gittiler.

Onlara garez olsun diye Daksha, sarayında büyük ve abartılı bir tören ayarladı. Vedik şarkıların şanlı melodileri, yasemin çelenklerinin kokuları, en iyi baharatlarla yapılmış şaşalı aromatik yemekler…

Yakınlardaki ve uzaklardaki ileri gelenleri, soyluları, tanrıları ve tanrıçaları davet etti ama özellikle Shiva ve Sati’yi davet etmedi. Shiva, kayınpederinin bu ben merkezci maskaralıklarını umursamıyordu ve etkinliğe katılmayla hiç ilgilenmiyordu. Öte yandan Sati, babasının saygısını kazanmaya kararlıydı ve davetsiz olarak katılım göstermeleri konusunda ısrar etti. Ne yazık ki törene geldiğinde Daksha’nın yoğun aşağılamalarıyla ve dalga geçişiyle karşılaştı. Keder, aşağılanma ve ıstıraba dayanamayıp dünyevi bedeniyle bağlantısını kesmeye karar verdi. Oturdu, kendi derinliklerine çekildi ve şiddetli yogik nefese başladı. Böylece içsel ateşini vahşice alevlendirdi ve alevler bedenini yuttu.

Sati’nin trajik ölümüyle harap olan ve öfkeyle dolan Shiva, saçını kopardı ve korkunç silahlar taşıyıp bedeni yılan ve kafataslarıyla çevrili, öfkeli ve devasa bir savaşçı olan Virabhadra’yı yarattı. Virabhadra, toprağa daldı ve törene yöneldi. Oraya vardığında kılıcını havada tutarak toprağı parçalayıp çıktı (Savaşçı I) ve Daksha’nın korku dolu bakışlarını karşıladı. Sonra nişan aldı (Savaşçı II) ve kılıcını aşağı savurarak öldürücü bir darbe indirdi (Savaşçı III).

Her ne kadar bu hikaye yoğun bir biçimde şiddet barındırıyormuş ve yoganın desteklediği içsel huzur ile sakinlikten uzak gibi gözükse de altta yatan mesajı çok önemlidir. Lord Shiva üst benliği, Sati kalbi, Daksha ise öfke, sabırsızlık, kötülük ve kibir ile egoyu temsil eder. İnsanlar olarak hepimiz egolarımızla ruhsal bir savaş içerisindeyiz.O nedenle savaşçı serisini çalışmak aslında çözümü, kontrolü ve bu olumsuz titreşimlere karşı saf kalplerimizin erdeminin zaferini çalışmaktır.



Kaynak : https://bodymindlight.com/the-mythology-of-yoga-poses
Çeviren : Dr. Candramani Çağın Çilingir
Go to top