Nefes Bilimi: Yüksek Farkındalığa Açılan Kapı
Nefes farkındalığı, meditasyonun olmazsa olmaz bir parçasıdır. Gerçek meditasyon okulları, öğrencileri ileri meditasyon tekniklerine yönlendirmeden önce nefes farkındalığı öğretir ama bazı modern okullar, bunun önemini kavramada başarısız olmuşlardır. Bu nedenle öğretmenler, öğrencilerini daha derin meditasyon durumlarına yönlendiremezler. 

Zihnin, kendini ve dünyevî nesneleri tanımlama alışkanlığı vardır ve zihin, bu dağınık halde olduğu sürece içsel durumların farkına varamaz. Fakat sistematik disiplin ile zihin; içeriye, bilincin daha ince/süptil seviyelerine doğru yolculuk etmeye başlar. Kişi, mükemmel hareketsizlik ve dinginlik haline eriştiğinde; zihnin ötesinde olan, kendini açığa çıkarır. 

Meditasyonun Basamakları
Meditasyonu öğrenirken zihnin dinginliği önemli bir etkendir ama bundan daha da önemlisi; nefes farkındalığıdır. İlk adım; sabit, rahat ve basit bir poz bulmaktır. İkinci adım; sakin, sessiz ve pürüzsüz nefes almaktır. Üçüncü adım; zihni sakinleştirmek ve hareketsizleştirmektir ki bu, varlığın daha derin seviyelerini deneyimlemenin tek yoludur. Dördüncü adım; bilinçli zihin üzerinde kontrol sağlamaktır çünkü bu kontrol, kişiyi dinamik ve yaratıcı hale getirebilir. Beşinci adımda, istemsiz hareket sistemi ve bilinçdışı zihnin büyük bir kısmı, hafıza dâhil, bilinçli olarak kontrol altına alınır. Ve altıncı adımda zihin; zaman, mekan ve nedensellikle şartlandırıldığının farkına varır. Meditasyon yoluyla zihin; şimdiki anın -sonsuzluğa açılan kapının- farkındalığında kalmak için eğitilebilir. Yedinci adımda; düzenli meditasyon pratiğiyle kalıcı farkındalık geliştirilir ve en yüce hal olan turiya elde edilir. Bu hal kutsama, huzur, mutluluk ve bilgelik doludur. 

Yogiler, zihnin işleviyle ilgili analizler ve ciddi gözlemler sonucunda zihnin, geçmiş deneyimleri hatırlayarak ya da geleceği planlayarak şartlanma alışkanlığı oluşturduğunu bulmuşlardır. Meditasyon ve derin düşünme dışında, anın farkına varmaya yardımcı olan başka bir yöntem yoktur. Ama meditasyon, zihnin amaçsızca gezinebilmesi için bir yöntem değildir. Bedeni, nefesi ve zihni uyumlamak için bilinçli bir çabadır. Manastır geleneğinde öğretmenler; öğrencide, bedenin sabitliğine, nefesin dinginliğine dair semptomları ve bulguları görmeden ileri meditasyon yöntemlerini öğretmezler.

Bir öğrenci, bedenini hareketsizleştirmeyi öğrendiğinde daha önce bilincinde olmadığı birçok titreme, seğirme ve hareketin farkına varır. Çocukluğundan beri hareket etmeyi öğrenmiştir ve kimse ona nasıl durulacağını öğretmemiştir. Ve sabit oturmak çok önemlidir çünkü bedende ne kadar az hareket varsa zihin de o kadar hareketsiz hale gelir. Bedendeki tüm titremeler disiplin altına alınmamış ve eğitilmemiş bir zihinden kaynaklanır. Öğrenci, kendi davranışlarını incelediğinde tek bir eylemin veya jestin bile bağımsız olmadığını görecektir. Önce zihin hareket eder, ardından beden hareket eder – ve beden ne kadar çok hareket ederse zihin de o kadar dağılır. Diğer yandan öğrenci sabit durmayı öğrendiğinde, nefes farkındalığı ve meditasyon tekniklerini uygulamaya başladığında; bedeni, nefesi ve zihni üzerinde bilinçli kontrol sağlayabildiğini keşfeder. 

O zaman öğrenmemiz gereken ilk şey: Sabit oturmaktır. Doğru poz, kişiyi hareketsiz ve rahat tutar; vücudun tümünü veya büyük kısmını, diğer vücut parçalarının baskısından özgürleştirir. 

Sukhasana (Basit Poz):

Baş, boyun ve gövde aynı hizada olacak şekilde oturarak sol ayağı, sağ dizin altına ve sağ ayağı da sol dizin altına yerleştirin. Her iki diz, diğer ayağın üzerinde olsun. Elleri aynı taraftaki dizlere koyun ve jnana mudra (parmak kilidi) uygulayın. Bu, başlangıç pozudur. 

Svastikasana (Hayırlı/Elverişli Poz):

Eski zamanlarda svastika, ilahî kutsama sembolüydü. Bu pozda topuklar ve ayak bileği kemikleri aynı hizada değildir. Sol bacağınızı dizden kırın ve sol ayak tabanınızı, sağ üst baldırınızın üzerine yerleştirin. Sağ ayağınızı sol alt baldırınızın üzerine koyun ve ayağınızın dış kenarını ve parmaklarınızı üst baldır kasları ve alt baldır kaslarının arasına yerleştirin. Başparmak görünür olmalı. Sol ayağın parmaklarını sağ üst baldır ve alt baldırın arasından çekin, böylece baş parmak görünür hale gelecek. Ellerinizi aynı taraftaki dizlerinize yerleştirin ve parmaklarınızı birleştirerek jnana mudra yapın.




Siddhasana (Başarılı Poz):

Yogilerin en sevdiği pozlardan siddhasana, başarılı poz veya pozların ehli diye isimlendirilir. Bu pozda, gelişmiş yogiler, tek seferde saatlerce meditasyon yapar veya ileri pranayama teknikleri uygularlar. Sol topuğunuzu perineye yerleştirin ve sağ topuğunuz kasık kemiğinde olsun, üreme organlarının üst kısmında. Ayakları ve bacakları, bilekler birbiri ile aynı hizada olacak şekilde ya da birbirine değecek şekilde ayarlayın. Sağ ayağınızın parmaklarını sol üst baldır ve alt baldır arasına getirin, böylece ayak baş parmağınız görünür olacak. Sol ayağınızın parmaklarını, sağ alt baldırınız ve sağ üst baldırınız arasından çekin, baş parmak görünür olsun. Bu, tüm pozların en iyi halidir ama yeterince gelişmiş olmayanlar için rahatsız olabilir. 

 

Padmasana (Lotus Pozu):

Padma, “lotus” anlamına gelir.  Yoganın bir sembolüdür; çünkü tıpkı bir lotusun su içinde büyürken taç yapraklarının suya değmemesi gibi yogiler de dünyada yaşar ama dünyanın üzerinde kalır. Bu pozdan muazzam fayda elde edilir. Bunu yapmak için bir minder (veya dörde katlanmış battaniye ya da yastık) üzerine yerleşmelisiniz. Sol dizinizi diz ekleminden kırın; ayak tabanınızı çevirerek ayağınızı sağ kasığınıza sıkıca yerleştirin. Benzer şekilde sağ dizinizi kırıp sağ ayak tabanınızı çevirerek sol kasığınıza sıkıca yerleştirin. İki topuk da karın duvarınıza sağlamca baskı uyguluyor olmalı. Elleri, aynı taraftaki dizlere koyun ve jnana mudra yapın. Bu pozda bandhaları, veya kilitleri, uygulamak karmaşıktır ve bir uzman eşliğinde olmaksızın uygulanmamalıdır. Padmasana’da bandhaları uzun süre uygulamak kesinlikle bağırsak hareketlerini etkileyecek ve mideyle ilgili sorunlara neden olacaktır. Diğer yandan, egzersiz olarak padmasana, karın kasları için en iyilerden biridir. 

 

Maitri Asana (Dostluk Pozu): 

Modern insan için bazen düz arkalıklı ahşap bir sandalyede oturarak başı, boynu, gövdeyi düz tutmak ve elleri dizlere koymak daha uygundur. Bacaklar birbirini çaprazlamamalı, ayaklar yere sağlamca basmalıdır. Budist metinler bu pozu tarif eder.

Vajrasana (Diz Çökme Pozu):

Dizlerinizin üzerinde oturun, kaba etleriniz topuklarınızın üstünde ve başınız, boynunuz ve gövdeniz aynı hizada olsun. Avuçlar aşağıya bakacak şekilde ellerinizi dizlerinizin üzerine yerleştirin. Bu poz çoğunlukla Zen ve İslâmî gelenek gibi yogik olmayan geleneklerde uygulanır. Meditasyon için de kullanılabilir ancak uygulayıcı bu pozu, ayaklarında ve ayak bileklerinde yeterli esnekliği elde etmeden uygularsa veya bu pozda çok uzun süre kalırsa ayak ve bilek kaslarına, tendonlarına ve/veya bağlarına zarar verebilir.

Öğrenci rahat, sabit ve basit bir poz elde ettiğinde nefesinin farkında olabilecek hale gelir. Nefes farkındalığı, bilincin daha yüksek seviyelerini deneyimlemek ve zihni tek noktaya odaklı hale getirmek için güvenilir bir rehberdir. Meditasyoncuyu, rahatsız edilmemiş ve coşkulu zihin durumu olan sushumna’yı uygulamak için hazırlar.


Çeviren: Dr. Melis Altınay
Kaynak :  https://www.himalayaninstitute.org/wisdom-library/steady-posture-foundation-for-breath-awareness/

 

 

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top