Bhakti yoga sevginin ve adanmanın yolu olarak bilinir. Nihai Hakikat’i elde etmek için öz-teslimiyetin ve tüm kaynaklarını adamanın yoludur. Bu yolda, sevgi hayatın efendisi olur ve tek başına tüm varlığı Kutsiyete götürür.

Bhakti yoganın yolu, sevginin yoludur. Bu modern gençlere çok heyecanlandırıcı geliyor, birçoğu bu yolu takip etmek istiyor ama onun gerçekte ne olduğunu pek azı biliyor. Birçoğu belli ritüeller gerçekleştirmenin ve fanatikleşmenin kişiyi bu yolun takipçisi haline getirdiğini sanıyor ve bunun takip edilmesi en kolay olduğuna inanıyorlar. Ama aslında hiç de böyle değil. Tanrıya tapınmak için belli ritüelleri gerçekleştirmek zihni meşgul tutmanın kolay bir yoludur ama bu daha alt bir tapınma yöntemidir ve sonuç getirmez, ruhsal olarak ilerletmez. Bhakti’nin daha üst yollarında kişi her şeyi Efendi’ye teslim eder. Adak, bir çiçek ya da meyve değil kişinin tamamen kendisidir. Hiçbir ritüel mevcut değildir. Adak, adananın ta kendisidir. Kendisini tamamen Kutsal’a teslim eder.

Bhakti iki özelliğin birleşimidir: sevgi ve hürmet. Hürmet barındırmayan sevgiye bhakti denemez. Hürmet, insan ilişkilerinde de zaruridir. Eğer kişi sevdiğine hürmet etmiyorsa, bu ilişkide bir yanlışlık vardır; bu sevgi değildir. Sevgi hürmetten ayrı olamaz. Farslı bir şair şöyle der: “Sevginin merdiveninde hürmet, sevdiğine giden ilk basamaktır.”. Eğer kişi sevdiğine karşı hürmet duymuyorsa o zaman sevgisi hakiki değildir.

Kişi ayrıca tek-noktalı sevgiyi öğrenmelidir. Tek odaklı sevgi ve hürmete öz- teslimiyet denir. Birisi aynı anda hem bencil ve egoist hem de sevgi dolu olamaz. Eğer verici ve diğerkam değilse asla sevginin yolunu takip edemez. Bhakti koşulsuz sevgi demek; zihnin, eylemin ve sözün tüm enerjisini sadece Tanrı adına yönlendirmek demektir. Tanrı’ya sevgi ile insana sevgi farklı şeylerdir. Bhakti Tanrı’ya sevgidir. Bu kalbin yoludur, zihnin değil.

Kalbin yolu sırf duygusallık ve hassaslık değildir. Eğer insan her yükselen duyguyu düzgünce yönlendirmeden onun eyleme geçmesine izin verirse hayatın amacını elde edemez. Kişi duygusal gücü kontrol etmesini öğrenmeli ve onu ruhaniyete yönlendirmelidir. Duygular iki çeşittir: pozitif ve negatif. Olumsuz bir duygu yükseldiğinde kişi strese girer ve pasif, bunalımlı ya da dengesiz hale gelir. Bu kontrol değildir.  Bu çaresizce bir duygusal patlama tarafından fırlatılmaktır. Ama olumlu bir duygu yükseldiğinde bu, kişiyi sakin, coşkulu ve mutlu yapar. Duygusal beden zihin gölünün akıntılarına atılmış bir balık gibidir. Eğer zihin tatmin edilmemiş istek ve arzular tarafından çalkantılıysa duygusal beden de rahatsız olur ama zihin sakin olduğunda duygusal beden düzgünce işlev gösterir.  Duygusal olgunluk, kişi duygusal gücünü bilinçli bir şekilde, yaratıcı olarak kullanmak için yönlendirdiğinde oluşur. Bhakti yolunda adanmış kişi içindeki bu duygusal güce ulaşmayı öğrenir ve onu uygun bir şekilde kontrol ederek olumlu ve tek noktalı adanma halinde Tanrı’ya yönlendirir. Duygularını bastırmaz ama onları yoğunlaştırır ve Tanrı’ya yönlendirir.

Swami Rama

Bir Yol Seçmek (Choosing a Path) - 1982

Çeviren : Dr. Candramani Cağın Çilingir
Kaynak : https://www.gurudwaraashram.com/hakkimizda/spiritual-rehberlerimiz/swami-rama-dan/224-sevginin-yolu

SİTEDE ARA

Go to top