Tüm insanlar, korku ve acının her türlüsünden arınmış bir mutluluk durumuna varmak isterler. Bu kendi kendini eğitim yöntemini uygulayarak sağlanabilir. Kadim insanlar, geleneksel yogik el yazmalarında, bize her düzeyde sağlıklı bir duruma erişmenin yolunu gösteren böyle bir programı tarif etmişlerdir.  Bu programı takip ederek doğrudan deneyim yoluyla öğreniriz ve tek başına bu durum geçerlidir, kimse bunu engelleyemez.

Çoğu insan başkalarının fikirlerinden etkilenir; nadiren kendi fikirlerini oluşturma fırsatını kullanırlar. Telkin, modern yaşamın temeli olmuştur ve çok azımız sonuçlarımızı doğrudan deneyimlerden çıkartırız. Ancak doğrudan deneyimimiz olmadığında, dış güçlerden topladığımız bilgiler her zaman şüpheli kalır. Bu yüzden başkalarının onayına ihtiyaç duyarız. Evdeki ilişkilerimizde bile diğerlerinin bize şunu veya bunu yapmanın iyi olduğunu söylemelerini bekleriz: “İyi görünüyorsun”, “Giysilerin çok güzel”, “İyi konuşuyorsun”. Bu ifadeler, gayet iyi olduğumuzdan kendimiz emin olamadığımız için sürekli olarak başkalarının onayını ve takdirini aradığımızı gösterir.

Bir kez doğrudan deneyimlediğinizde, kendi eylemlerinizden emin olacaksınız. Doğrudan deneyimin geçerliliğini kanıtlamak için herhangi bir kanıta ihtiyacı yoktur. Doğrudan deneyiminiz olduğunda, ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir dış güç asla sizi etkileyemez. İşte o zaman diğerlerinin görüş ve telkinleri sizi etkilemeyecektir. Çünkü soyut bilgi tek başına gerçek bir bilgi değildir; gerçek bilgiyi ancak deneyimlemeye başladığınızda elde edersiniz. Yani kadim ustaların tanımladığı programda, aslında kendi ders kitabınızsınız ve ustaların verdikleri teorileri doğrulamak için kendi deneyimlerinizi onların deneyimleri ile karşılaştırırsınız.

 

Yazan: Swami Rama
Çeviren: Şükran Karaduman
Kaynakça: https://www.gurudwaraashram.com/hakkimizda/spiritual-rehberlerimiz/swami-rama-dan/264-dogrudan-deneyim

SİTEDE ARA

Go to top