İşten ayrılmak, Hindistan’da 16 gün kalmak ve inziva programından sonra kısa bir ara vererek İstanbul’a dönmek elbette biraz zorladı. Farklı enerjiler, tamamen farklı bir ülke; ne kadar kaotik, karışık, kalabalık ve gürültülü olsa da orası Hindistan.

Öyle kolayca Himalayalar’dan şehir hayatına, oradan eğitime, eğitimden de aile düzenine, günlük görevlere zıplayamayabiliyor insan. Her ne kadar yogayı pratiğimiz haline getirmiş olsak da, korumacı bir ortamdan çıkınca dengeler ve duygular değişiyor. Öğrendiklerimizin yerini gerçek deneyimler almaya başlıyor. Böyle bir durumda denge kaybı, ben neredeydim ve şimdi nereye geldim, 3 gün önce nasıl bir ortamdaydım, tüm öğrendiklerimi burada nasıl uygulayacağım paniği yaşadım. Himalaya Geleneği ve Sufilerin tabiriyle kendini zihinle özdeşleştiren Hande yaşadı. 

Sonra çekirgenin bu yolda sindire sindire yürümesinin önemi, yavaşlamanın gereği ve Ganasan’ın her savasananın başında bize “Be In Now, Now Here, Hear Now demesi kulaklarımda çınlamaya başladı. 

Eğitimimizin ilk teori dersinde Zihin, Nefes ve Beden ile başlamıştık. Zihin ve beden arasında bir köprü görevi gören doğru nefes bizi Farkındalıklı Bilinç Farkındalığı’na götürür. Burada hocamızın bize verdiği dipnotu paylaşmak istiyorum: İngilizcesi “Mindful Conscious Awareness” olan tanımı “zihninizin bilinçli farkındalıkla dolu olduğu hâldir” diye açıklayarak biraz daha net anlamamızı sağladı. Ve bu farkındalık Detaylara Dikkatini Verme ile gözlemleme kabiliyetine saydamlık kazandırmaya başlar. Artık zihinde seyrelen düşüncelerle Tek Bir Noktaya Odaklanma gerçekleşir. Ve tüm bunları yaparken Baş, Boyun, Göğüs Kafesi Dik bir konumdadır. Bir oyun gibi 3P’yi deneyimledikçe Kapasite artmaya başlar. Düşünceler gelip geçerken sorgulamazsınız ve Bu Değil, Bu Değil diyerek eleme yöntemiyle benliğinize ait olmayanları bırakmaya başlarsınız. Tüm bunlar ne zaman mı olur? Elbette ŞİMDİ’de. Ve eğitimin birkaç gününden sonra size küçük bir oyun yapılır ve bu sefer sondan başa sarmaya başlarız. Ne olursa olsun ŞİMDİ’ye dönün, sabredin, bıkıp usanmadan sebât ederek pratiğinizi yapın. Sabit İçsel Farkındalığınıza dönün. Yavaşla, Yavaşla. Gelen Düşünceleri Eğlenceli, Değişik olarak dosyala ve Serbest Bırak. Bu Değil, Bu Değil diyerek Yargılamadan Kendi Kapasitende devam et ve tüm bunlar esnasında Baş, Boyun, Göğüs Kafesi Dik. Tek Bir Noktaya Odaklan, Detaylara Dikkatini Ver ve Zihnin Bilinçli Farkındalıkla sadece Zihin, Nefes ve Beden olmadığının farkında ol. 

Benim de hikâyem sabırla, bıkıp usanmadan, sebât ederek yeniden deneyimleyerek, açık bir zihinle dikkati önce kendime ve sonra çevreme döndürerek yeniden başladı. Gelecek ya da geçmiş varsa zihin devreye giriyor. Eğer nefese odaklanıp, şimdiye dönersem zihin yerini Farkındalıkla Dolu Farkındalığa bırakıyor… Zihinle değil, sezgiyle ve açık bir kalple hissederek yaşamaya ve karar vermeye başlıyorum. Bunun için ise sabırla pratik, pratik, pratik gerekiyor. Sadece yoga pratiğinizde değil, tüm hayatta bir olma hâli. Oyun oynayarak, hissederek, ilk önce içime daha sonra dışarıdakine uzanarak yaşama, zaman zaman yavaşlama, inzivaya çekilme ve bazen tamamen hayatın içine karışarak, ben ŞİMDİ’de ne yapabilirim, kendimi farkındalıkla nasıl akışa bırakabilirim hissi. Ne olursa olsun hayatın içinde yaşayarak pratiğime devam edeceğim, nasılsa tünelin sonunda ışık var. 

Not: Himalaya eğitimin kodları Türkçeye çevirilerek, özellikle baş harfleri büyük yazılmıştır.   

 

SİTEDE ARA

Go to top