Maymun zihnimin meditasyon sırasında gelip beni bulması, ben nefesime odaklanmaya ve onu görmemeye çalıştıkça kafamın içindeki ipe kelimeleri, cümleleri asıp orada dalgalanmaya bırakıp çekip gitmesi çekilir dert değil.

Onlar rüzgarda kurumakta olan çamaşırlar gibi sallanırken, odağımı kaybetmemeye çalışmak bir çeşit meditasyon içinde meditasyon gibi bir şey oluyor. Zaman ve disiplin her şeyi kolaylaştırıp yoluna koyuyor, ilk zamanlar o kelimelerin peşinden gitmeye çalışırken şimdilerde görmezden gelmeyi başarmak benim için önemli bir aşama.  İnsan kendi seçimleri ve tecrübelerinden çıktığı veya döndüğü yolların kattıklarından ya da eksilttiklerinden bir hayat oluşturuyor. Bazen iyi gelenden çabucak vazgeçerken, bazen de kötü gelenin bir gün iyi gelebileceğini düşünerek vakit kaybediyoruz. Sonra bir bakıyorsun o kadar çok yol yürümüşsün ki, yürüdüğün yollarda çocukluğunu, gençliğini, hayallerini, elinde olmadan bir sürü şeyi bırakmışsın. Ama o yollar kimi zaman bıraktıklarından çok daha fazlasını hayatına katmışsa seni çoğaltmış demektir.

Ben her zaman geçtiğim her yaşla çoğaldığımı hissettim, en çokta yaşlarım çoğalıyordu ama olsundu, çünkü o yaşların bana kazandırdığı bakış açısı ile değişebilmeyi öğrendim. Kendimi olduğum yerde bırakmayı ve bu yaştan sonra neyi zorluyorum cümlesini belki de bu yüzden hiç sevmedim. Hareket hayatımın her alanında sanırım hiperaktif bir insan olmamın en büyük hediyesi ve bu halin beni içine sürüklediği yolda, yoga ile karşılaşmam benim için gerçekten büyük bir tesadüftü.  Ben bazı tesadüflerin sana ne kadar iyi gelebileceğini ve seni ne kadar değiştirebileceğini bu karşılaşma sayesinde anladım. Her normal öğrenci gibi başladı her şey haftada ikiden ayda sekiz gün derse gidiyordum, hoca sanki hiç bilmediğim bir dünyaya ait bir dil konuşuyormuş gibi hissediyorum. İlk zamanlar duruşları hocaya bakarak yapıyorum ve ben asanaları hoca kadar olmasa da iyi yaptığımı düşünecek kadar hadsizim.

Günler geçtikçe benim içimde ve dışımda oluşan değişikliklerin tam olarak ne zaman farkına vardığımı hatırlamıyorum ama bu farkındalığın benim ufkumu genişlettiğini biliyorum. Aslında kırk dört yaşından sonra yeni bir kariyerin peşine düşmek benim için bile sürprizdi. Temel yoga eğitimi ile başladı her şey sonra hamile, yin yoga ve yoga terapi  ile devam etti, öğrenebilmenin bir yaşı, bir sınırı olmadığını koşarak gittiğim bu eğitimlerde öğrendim. Bu pandemi sürecine kadar dört yıl boyunca sınıf derslerim devam etti ve ne yazık ki her şey gibi şu anda onlarda askıda bekliyorlar. Hayatımızı askıya aldığımız o dönemden tam beş ay önce kendi yoga pratiğimi, dersim olduğu günlerde dahil her gün yapacağıma dair kendime söz verdim.  Bu yola çıkmamı kolaylaştıran şeylerden biri her gün mutlaka altmış dakika pratik yapmam gibi bir zorunluluğum olmadığını bilmemdi. Yapabildiğim kadarı ile o matın üstüne çıkmam yeterliydi ve o yapabildiklerimle ilerleyecektim, ilk zamanlar pratiğimi kendim seriliyordum bu yoga hocası olmanın güzelliklerinden biriydi. Ama bir süre sonra aslında kendi pratiğimde kendimi çokta zorlamadığımı fark edince, elimizin altındaki online dünyada bulduğum hocalarla çalışmaya başladım. Bazen hoca diyordu ki "bu asanalar her seviyeye uygun’’ ben kendime o halde sen niye bu kadar zorlanıyorsun diye soruyordum.

İlk başlarda hocanın kolay dediği pratiklerde bile çok zorlandım hatta varyasyonlarını uyguladım ve bir gün geldi omuzlarımdaki ağrıyı, boynumdaki kasılmayı, arka bacaklarımdaki çekmeyi hissetmez oldum. Bedenin ve zihnin günden güne, gözle görülebilir bir biçimde değişebileceğine birinci elden tanık oldum. Günde yirmi dakika pratik yapabildiğim için kendini tebrik eden ben bugünlerde bu süreyi her gün yetmiş dakikaya çıkarmış bulunmaktayım sanırım abarttım ama bana bu evde kalma halinde yapılabilecek daha iyi bir şey yokmuş gibi geliyor. Bu düzenli pratiklerim sadece asana pratiği olarak kalmadı zaman içinde nefes, bandha ve meditasyon pratikleri de eklendi. Anlayacağınız günde yirmi dakika diye çıktığım yolda her gün iki buçuk saate yakın pratik yapıyorum. Açıkçası her şeyin ters yüz olduğu bu zamanlarda kendimi sınama süreci bana iyi geldi ve ben bundan sonrada disiplinle yoluma devam etmeye niyet ediyorum.

Siz de, size iyi gelebilecek bir şeye niyet edin ve elinizden geldiğince bunu gerçekleştirmeye gayret gösterin. Disiplinle kalın.
Hoşça kalın.
Namaste

Go to top