Hepimizin hayatında bazı dönemler, içinde nereye konacağını bilemeyen küçük bir kuş olmuştur. Havada dolanır durur, nereye konacağına karar veremez, yorulur yine de konamaz.

Kalbinin sesini duyamaz bir türlü; çünkü konması gereken yeri ona söyleyecek olan kalbidir. İşte, o küçük kuşun kalbinin sesini açmalı ve ona konacağı yeri göstermeliyiz.

Yoga, böyle dönemlerde başımızı kalbimizden aşağı seviyeye indirmemizi önerir. Her zaman yukarda duran beyin kalbin altına iner; kalp yukarı taşınır. Bu fiziksel olgu zamanla içsel olarak da etkisini gösterir. Çünkü ters duruşlar farklı bir perspektif sunar bize ve özgürlüğe giden yolda küçük gibi görünse de oldukça büyük bir adımdır.

Ters duruş (Baş Aşağı) asanalarında kaldığımız süre zarfı içerisinde zıt güçler arasında denge kurulur. Bu denge; hem çaba sarf etmeyi hem de çabanın olmadığı, rahatlığı ifade eder. Bir süre sonra çaba ortadan kalkar böylece meditasyon durumu doğal hale gelir, konsantrasyon daha da derinleşir. 

Bunu düzenli olarak deneyimlediğimizde bilinçaltımıza attığımız şeyleri hatırlamaya başlarız ve zamanla, kısılan kalbimizin sesi açılmaya başlar.

Bahsettiğim ruhani etkinin yanında güçlü fiziksel ve fizyolojik faydalara da sahiptir. BMC Research Notes tarafından yayınlanan bir pilot çalışma, katılımcıların baş aşağı geçirdiği süreyi kademeli olarak yedi dakikadan yirmi dakikaya çıkaran sekiz haftalık bir yoga programının ardından katılımcıların çoğunun nabız değişkenliğinin akşamları önemli oranda arttığını gösterdi. Bir başka deyişle nabzın, tansiyonun ve stres seviyesinin düşüp kasların gevşediği ve enerji depolarının yükseldiği parasempatik durumda (vücudun dinlen ve hazmet modu) daha fazla zaman geçirmeye başladılar. Yani baş aşağı duruşların otomatik sinir sistemi üzerinde restoratif bir etkisi olabilir.

Baş aşağı duruşlar dendiğinde akla öncelikle, tüm pozların kralı olarak bilinen Sirsasana gelir fakat bu ileri seviye bir asanadır. Sirsasana’yı şu an için yapmamıza pratiğimiz izin vermiyor olabilir fakat bu ters duruşları yapmadığımız veya yapmayacağımız anlamına gelmez. Başımızın kalbimizden aşağıda olduğu her poz aslında bir baş aşağı duruştur. Buna; Öne Eğilme, Sarvangasana (Omuz Duruşu), Aşağı Bakan Köpek, Urdhva Dhanurasana(Tekerlek), Setu Bandha Sarvangasana (Köprü), Yunus ve hatta Çocuk Duruşu da dâhil.

Burundan derin bir nefes alıp çabasızca nefesini ver, nazikçe başını kalbinin altına yerleştir. Bırak bu sefer kalbin başının üstüne çıksın. Bırak hayatın ters yüz olsun.
Ve kendine hatırlat; hayatın dağılmıyor, yeniden yapılanıyor.

Kalbimle kucaklıyorum

Namaste

 

 

 

Go to top