Bir heykeltıraşın sabrı, özeni ve dikkati ile kendimi odundan yonttum. Bu yontma süreci gerçekten çok yavaş ilerledi ama ben onca emek vererek geldiğim yerde, kendimin kırılıp, dağılmasına izin vermemek için her bir adımıma özen gösterdim.

Yoga neydi ki zaten, yapabildiklerinle kalman ve sabırla pratik yapman değil miydi? Felsefesi yarar sağlamak üzere kurulu bir disiplinde, senin asıl görevin kendini korumak, öyleyse kendi sınırlarını bilerek de ilerleyebiliyorsun. Yogaya başladığın ilk zamanlar gelip seni bulan duygu yetersizlik hissi bu öyle fena bir şey ki izin verirsen eğer kolayca seni ele geçiriyor. Sen bu his ile mücadele etmeyi başaramayınca, vazgeçmeyi seçebiliyorsun. Çünkü bilmiyorsun devam edebilmek için önce kendine inanman gerektiğini ve her şeye rağmen arkanı dönüp gitmediğinde, kendini olduğu gibi kabullendiğinde sen yolun en zor kısmını geçmiş oluyorsun.

Bir süre sonrada asanaları aslında herkes kadar kolay yapabileceğini, kendini zorlarsan eğer kolayca diğerlerine yetişebileceğini çokça düşünüyorsun. Bu en basitinden bir farkında olmama hali ve sen kendini zorlayarak ilerlemenin mümkün olduğu gibi saçma bir düşünceye kapılıyorsun. Sanki zorlarsan o odun beden hemen eğilip, bükülecek, her asananın içine rahatça yerleşebilecekmiş gibi geliyor. Böyle düşünüyorsan eğer bilmeni isterim ki çok yanılıyorsun, asanaların elinde sihirli bir değnek yok ama senin içinde böyle bir sihri gerçekleştirebilecek muazzam bir güç var.  Devam etmeye karar verdiğin yerde o güçle tanışmış oluyorsun, sanki içinde daha önce hiç karşılaşmadığın bir insan varmış ve sen onunla ilk kez tanışıyormuşsun gibi geliyor. O insanı bulup çıkarmakta çok kolay olmuyor, en basit asananın içinde kalmak bile çoğu zaman seni zorlasa da sanki birisi kulağına yapabilirsin diye fısıldıyormuş gibi geliyor.

Bu sesi duyabildiğinde kendini dinlediğini anlıyorsun. Her gün, kendini  bir önceki günden biraz daha ileriye taşıyorsun ve geldiğin yere yine en çok sen şaşırıyorsun. İlk başlarda yoga sana daha çok fiziksel bir şeymiş geliyor ve gerçekten de her ders sonrası kasların sana isyan ettiğinde öyle de hissediyorsun. Zamanla beden güçleniyor ve artık kasların isyan etmekten vazgeçiyor asana pratikleri kolaylaşırken sen biraz daha derinleşmeye başlıyorsun. Sadece fiziksel bir şey olmadığına dair küçük küçük sinyaller almaya başladığını önceleri fark etmiyorsun. Ben bir sınıf dersinde kendimi matın üstünde tek başınaymış gibi hissettiğimde, etrafımdaki her ses ve her insan silindiğinde,  içine girdiğim bu halin yoganın bir basamağı olduğunu anlamam   biraz zaman aldı. Yoga tüm basamakları ile sana yardım için var sen onun sayesinde değiştikçe aslında dünyan da değişiyor.

Ben buna arınma hali diyorum, kendinin farkına varmayı öğrendikçe, sana gerçekten gerekenler ve gerekmeyenleri de görmeyi başarıyorsun. Bu öyle büyük bir ilerleme ki yıllarca düşünsem aklıma gelmezdi. Sabırla yontmaya başlayarak dönüşüme soktuğum odunun ilk halinde öncelikli ve gerekli olan birçok şeyin, o odundan yonttuğum yeni halinde bırakılması gerekenler listesinde olması, sanıyorum size gelinen nokta hakkında kabaca bir fikir verebilir. Ben bile hala kendime şaşmaktayım, sanırım daha da çok şaşacağım. Benden sadece kurallarına uymamı isteyen yoga, bana kocamın bile hala inanmakta zorlandığı yeni bir kadın hediye etmişti. Tahmin edeceğiniz gibi yazıldığı kadar kolay gelinmiyor bu hale ama sabırla ve disiplinle ilerlediğinde mutlaka varış noktası orası oluyor. Kendinden yeni bir insan yaratmak istiyorsan eğer seni gerçekten değiştirebilecek bir şeyin var olduğunu bilmeni isterim. Bir yerden başlamaya niyetliysen, geç deme, güç deme, bahane üretmeden başla ve sende kendini yontmaya başla.
Hoşça kalın. Sevgide kalın.
Namaste

Go to top