Bir yoga hocası olarak ben ne öğrendiysem onu biraz da kendi araştırdıklarım ve bana geri dönüşlerin üzerine ekleyerek anlatıyorum. Aslında ben eğitim aldığım hocalarımdan öğrendiklerimi çoğu zaman bir ayna gibi öğrencilerime yansıtmaya çalışıyorum.

Sonuçta malzememiz insan ve biz o bedeni bütünleştirmek ve daha iyi hissetmesini sağlamak için oradayız,  benim için öğrencimin en zor hareketi yapabiliyor olmasından çok kendisine şefkatle yaklaşmayı öğrenmesi daha önemlidir. Bu yüzden yoga öğretirken ilk yama ahimsa (şiddetsizlik) ilkesinden bugüne kadar hiç sapmadım, her zaman için öğrencilerimin beden bütünlüğünü koruyacak ve zarar görmesine neden olmayacak dersler planladım. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ne sınıf ne de özel derslerimde hiçbir öğrencimden yapmasının mümkün olmadığı ya da yapmak istemediği asanaları yapmasını istemedim.

Derslerim çoğunlukla ilk ve orta seviyede kalmış olabilir ama yoganın şifasının asananın zorluğu ile zaten ilgisi yoktur. Bugün bir öğrencimle konuşurken şöyle dedi. ‘’Yoga ile ilk kez sizle tanıştım, sizinle ders yapana kadar gerçekten yoga nedir bilmiyordum. Ve şimdi başka hocaların derslerine katıldığımda anlıyorum ki sizden öğrendiklerim çok kıymetliymiş. Siz her ders sıkılmadan ellerimizi, ayaklarımızı nereye koyacağımızı, ne hissetmemiz gerektiğini bıkmadan anlattınız ve biz sizden asanayı kendimize göre düzenlemenin önemini öğrendik. O yüzden artık başka hocaların dersine gittiğimde hoca bir şey söylemese bile ben zaten ne yapacağımı biliyorum’’ bu benim için gerçekten çok değerli bir geri dönüştü ve çoğunlukla neyi gözden kaçırdığımızı anlatmak açısından ise daha da önemliydi.

Evet, ne yazık ki birçoğumuz ya yoğunluktan ya da başka bir nedenden dolayı sınıfa her gelenin yogayı bildiğini farz ediyoruz. Bir öğrencinin geri dönüşü kafamın içinde bir düğmeye basıp ne kadar çok yanıldığımızı bana gösteriverdi. Gelen hiçbir şey bilmeden ya da biraz olsun bilerek o kapıdan giriyorsa sen ona öğretmekle sorumlusun ve bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek zorundasın. Ben ders yaparken sadece anlatmam, bende tüm asanaları mutlaka uygularım ve her asanayı tek tek açıklamaya çalışırım. Bazıları için bu durum sıkıcı olabilir, belki de içlerinde ‘’biraz sussanız’’ diye düşünenler bile olabilir. Ama ben ilk kez bir yoga stüdyosundan içeri adım attığımda aynı benim gibi bir hocanın öğrencisi oldum, sevgili ilk yoga hocam, yogayı bu kadar sevmemin en büyük nedenidir.

Bu salgın dönemi sınıf dersleri yapamıyor olsam da ondan önceki zamanlarda sınıfa ilk kez gelenlerin bilmediklerini farz ederek ders yapıyordum zaman içinde hocalarından öğrendiklerinin üstüne kendi tecrübelerini de katarak kendinden bir hoca yaratıyorsun, aslında hepimiz birbirimize benzediğimiz kadar bir o kadar da farklıyız. Sonuçta farklı ekoller öğretiyor olsak da yoganın temel kuralları ile ilerliyoruz, çoğumuz bu yazdıklarımdan sonra eminim ki nasıl ders yaptığını düşünmüştür. Naçizane tavsiyem bilmediklerini farz etmeniz olabilir tabi ki bu sadece benim kendi görüşüm, çünkü ben yıllardır bu yol üzerinde ilerliyorum açıkça çok faydasını gördüm.

Biz yoga öğretenlerin, öğrenmeye gelenlere karşı sergilediği özenli tavır onların yogayı daha doğru uygulamalarına,  gerektiğinde bir adım geride kalabilmeyi öğrenmelerine neden oluyor. Sonuçta doğruyu öğrenen, doğruyu uygular, sınıfına gelenin bilmediğini farz etmekten bir zarar gelmez ama unutma öğrencin çok şey kazanır. Öğreterek kalın.
Hoşça kalın,
Namaste.

Go to top