Bence her yoga öğrencisinin gerçekten bilmesi gereken en önemli şey, kendisi ile yoganın tanışma sürecinde yogaya mutlaka şans vermesi gerektiğidir.

Şöyle düşünün bir insanla tanışıyorsunuz, onu hemen seviyor musunuz ya da hemen samimi oluyor musunuz? Bir süre gerekiyor tanışmak ve alışmak için, neden bu durum yoga içinde aynı olmasın. Çoğu zaman ilk intibalar yanıltıcıdır, o yüzden bir şans verirsin ve karşındakini anlamaya çalışırsın.

Tabii olmuyorsa, olmuyordur ama sen denemediğin için pişman olmazsın ve aklında "acaba mı?’’ sorusu kalmaz. Yoga ile ilişki oldukça yüzeysel başlar, çoğunlukla onunla ilgili hiçbir şey bilmiyorsundur, hatta niye merak ettiğin hakkında bile bir fikrin yoktur, en fazla heves etmiş, denemek için bir yoga sınıfına gitmişsindir. Aranızdaki ilişki çoğunlukla böyle başlar, sen ona bir şans vermeye karar verirsen eğer, şişmansın, yaşlısın ya da başka bir şey için seni yargılamadan sadece iyiliğin için sana yardım eder. Yoga yargısızdır, bir sürü ön yargımıza rağmen zaman içinde öğreneceğin ilk şey, tuhaf ama bu yargısızlık hali oluyor. Belki de değişime giden yolda karşına çıkan bu yargısız olma halinden utanıp sende yargılarından kurtulmak için çaba harcamaya başlıyorsun.

Biliyorum ilk zamanlar sadece bedeninin her kasının çalıştığını ve hatta günlerce ağrıdığını hissedeceksin. Belki de böylece bu ağrılar sayesinde kendini de fark etmeyi öğreneceksindir belli mi olur.  Yoga ile ilişkim derinleştikçe hakkında doğru düzgün bir şey bilmediğimin, bildiğimi sandığım her şeyin ise yanlış olduğunu öğrenmek oldukça büyük sürpriz olmuştu. O yüzden kendime öğrenebilmek için zaman vermiştim, pratik derslerinde ilk zamanlar kendimi yabancı bir ülkeye gelmiş gibi hissederken bir süre sonra konuşulan dili anlamaya başlamak bana kendimi iyi hissettirmişti.

Nasıl anlatsam, bir topluluğun içine girersiniz tanıdığınız kimse olmadığı için kendinizi yabancı hissedersiniz ya yogaya yeni başladığımda çokça kapıldığım duygu durumum bu oluyordu. Asanaların isimlerini asla öğrenemeyeceğimi düşünürdüm, o kadar zor gelirdi ki Sanskrit isimleri telaffuz etmek. Biliyorum öğrenmek zorunluluğu yoktu ama ben ilişki derinleştikçe daha fazlasını bilmek istiyordum. Eğitim yolculukları hep bu daha fazla öğrenme isteğinden kaynaklandı da diyebiliriz. Bu yaştan sonra ne işin var diyenlere en güzel cevaptı yoga ile derinleşen ilişkimiz ve sekiz yıldır beraber süren yolculuğumuz.

Aslında gittiğim eğitimler kadar yogayı anlamamda en büyük katkıyı sağlık bilimleri fakültesinde yoga dersime gelen öğrencilerim sağlamış, anlattıkça daha çok anlamış ve sindirmişim gibi geliyor. Dile kolay dört yıldır ders olarak Türk ve yabancı iki yüzden fazla öğrenciye her dönem sil baştan yogayı anlattım. Anlattıkça, yogadan öğreneceğim daha çok şey olduğunu fark ettim, yoga sadece bedenine çeki düzen vermiyordu aslında bütün olarak seni ve hayatını yoluna koyuyordu.

Şimdilerde yoga dedikçe, hafiflemek kelimesini karşımda buluvermemde bu yüzden sanırım, kendimi tüm ağır yüklerinden kurtulmuş gibi hissediyorum. Bu hafiflik hali içinde manevi olarak derinleşip, maddi dünya ile arandaki ilişkiyi zorunlu ihtiyaçlar seviyesine çekmeyi başarıyorsun. Her şey denemek için kendime şans tanımamla başlamış olabilir, ben sadece derslerde en iyi şekilde öğretmeye çalışarak yogaya katkıda bulunmaya çalışıyorum ama onun benim bugünüme ve geleceğime katkısı, önüme açtığı ufuklar paha biçilemez.

Yoga ile tanışmak için kendine bir şans tanımaktan bir zarar gelmez ama anlaşırsan eğer çok şey kazanırsın. Eminim ilk zamanlar çok zorlanacaksın ama sen pratik ettikçe her şeyin kolaylaştığını fark edeceksin. Kendine ve yogaya bir şans verdiğinde kazanan sen olacaksın. 
Sağlıkla kalın. Hoşça kalın.
Namaste 

Go to top