Kendi yayından çıkmaya hazır olan oksun.

Hazırsın.

Şimdi hazırsın… İçindeki korkuyla, ellerinin titremesiyle…

Düşüncelerinin kölesi olmaktan çıkmaya, özgür olmaya hazırsın.

Derin bir nefes al…

Ne kadar geriye gittiğin, ne kadar beklediğin, ne kadar gerildiğin şey varsa hepsi seni daha ileriye taşımak içindi.

Yayını en arkaya, en kötüye çektin çünkü en ileriye gideceksin.

Dhandrasana’da vücudunla yaptığın yayı zihninde, hayatında da yap.

Yüz üstü uzan, üst bedenini geriye doğru gönderirken ayak bileklerini ellerinle yakalamaya çalış bedenin izin vermiyorsa yardım almaktan çekinme, bir kayış, bir kemer, bir havlu hiç fark etmez, ayak bileklerinle ellerini birleştirecek herhangi bir şeyin sana yardım etmesine izin ver. Ve nazikçe geriye doğru bir köprü kur, zihninin geriye gitme isteğini bedeninde gerçekleştir; zihnine beden üzerinden eriş. Karnın yerle temasta ayak bileklerinle ellerin temasta ve bir okçu yayı gibi ger kendini. Kaslarının uzadığını güçlendiğini hisset, derin ve uzun bir nefes al kalbinin açıldığını fark et. Esnediğini, canlandığını ve ileriye doğru atılmaya hazır bir ok olduğunu fark et.

Artık başlamaya hazırsın.

Artık senin sıran geldi.

Artık okun yaydan çıkma zamanı geldi.

Her ne kadar dışarıdan öyle görünmese de, şartlar müsait olmasa da sen hazır olduğunda onu hissedersin. Ve o hissi hiçbir şey bertaraf edemez. Zamanının geldiği gerçeğini, içindeki korku da midendeki düğüm de ellerindeki ter de kesik nefeslerin de değiştiremez. Onlarla birlikte hazırsın sen. Onların eşliği ile başlayacaksın sana arkadaşlık edecekler ve artık yalnız kalman gerektiğini hissettiklerinde senden nazikçe ayrılacaklar. Elbette temelli değil arada bir seni ziyaret edecekler yine, etsinler. Onlarla temasını hiç kaybetmemelisin onlarla güçlüsün sen.  

Bedenini hisset.

Nefesini fark et.

Minik adımlarına güven.

Kalbimle kucaklıyorum.

 

 

 

Go to top