Yapabildiğinle kalmayı öğrendiğinde senin için yoga yolu kolaylaşıyor ve sen yogayı hayatının her alanına yaymayı başarıyorsun. Çünkü ilk zamanlar zannediyorsun ki her şeyin en zorunu yapmayı başardığında seviye atlayacaksın.

Seviye atlamanın en zor asanaların içine yerleşmeyi başarmak olduğu düşüncesi ile kaldığında öğrenebildiğin sadece fiziksel olarak ne kadar güçlenebileceğin oluyor ki aslında yoga bütüne hizmet için var ama sen daha bunu bilmiyorsun. İlk başlarda zor asanaların içine yerleşebilmek için çok uğraştığımı, başarısızlığa uğradıkça kendimi yetersiz hissettiğimi itiraf etmem gerek. Hep şu an dediğim gibi "yapabildiğimle kalmayı başarmış’’ değilim. Zor ya da kolay bir asananın içine yerleşebilmek için, o duruşu uygulama isteğinin dışında birçok faktörün bir araya gelmesi gerekiyor, bazen beden, bazen zihin bazen de çok başka bir engele takılıyorsun.

Her şeyin bir vakti olduğu gibi bu bilince ulaşabilmenin de bir vakti olduğunu bilmen gerekiyor. Aslında vaktin gelebilmesi için de senin yolda kalmayı başarman önemli oluyor, bir yoga stüdyosundan ilk kez içeriye adım atarken, hayatıma bir tohum ektiğimden çok habersizdim. İçimde köklenen, yeşeren yoga sevgisi benim için hayatımın en büyük değişiminin başlangıç noktasıydı. Çok zorlandım, eğilmez, bükülmez, esneme kapasitesi sıfır bir odundum, o odunun her yeri o kadar çok ağrıyordu ki, kendim için bir şeyler yapmam lazım diye daha çok düşünür olmuştu.

Düşüncelerin geçekten bir gücü varsa eğer sanırım ben yogayı çok daha önceden hayatıma davet etmeye başlamıştım. Ama şöyle de bir şey var, değil yoga yapmayı, kelimesini bile düşünmemiştim, ama hayatlarımızın yüce planlayıcısı beni yoga ile karşılaştırarak bana büyük sürpriz yapmıştı ve ben o sürprize çok inandım.  Yoga ile kalabilmek benim için çok zor olmadı, çünkü ben ne büyük şans ki şefkatli bir hocanın eşiğinden geçmiştim. O yüzden şimdilerde bana "yoga yaptım ama sevemedim, denedim başaramadım’’ gibi cümleler kuranlara en önemli tavsiyem "başka bir hoca ile tekrar dene’’ oluyor.

Yoga böyledir bazen hoca ve öğrencinin tarzları birbirine tamamen zıttır ve öğrenci o yoga dersinden beklediğini bulamaz, yoga yoluna çıkabilmek için aynı yönlere baktığınız bir hocanın öğrencisi olmak işi kolaylaştırıyor. Yolda kalmayı başardıktan sonrası bir akış zaten seni sarıp sarmalayıp taşıyor. O yüzden önce "yoga nedir?’’ diye merak ediyorsun, araştırıyorsun ve keşfediyorsun. Keşfettikçe, bilmediklerini öğreten hocaların peşine düştükçe, yapabildiğinle kalmayı öğretip, öğrencinin kendi şefkat alanını bulmasına izin verdikçe içindeki tohum büyüyüp yeşeriyor.

Kendim için konuşuyorum bilmediğimi öğrenmek, öğrendiğimi doğru öğretmek için elimden geleni yaparım, yaptığım işi mükemmel yaparım, en iyisi olurum diye bir iddiam da yoktur. Elimden geldiğince yogayı öğrencime zorlaştırmamaya, asanalar ve nefes arasında sıkışıp kalmasındansa yumuşak, basit hareketlerle kendini fark etmeyi başarmasına ön ayak olmaya çalışıyorum. Amacını, nedenini faydasını öğrendiğimizde yaptığımız işi daha hakkıyla yerine getirebildiğimizi düşünüyorum. Yoga pratiğinin temeli asanalar ve nefesin uyumlanması ise en zor ya da en kolay diye bir ayrımdan çok asanaların o öğrenci için uygulanabilirliği önemli oluyor. Sanırım yogayı hep bir kolaylaştırma peşindeydim ve somatik terapi eğitimi ile gittiğim yolun doğruluğunu bir kez daha fark ettim. 

Yoganın öğreticisi isen bilmen lazım her beden, her zihin ve her ruh bambaşka o yüzden elinden geldiğince insanları yogaya yaklaştırmaya çalış. Eğer yoganın öğrencisi isen sen de bil ki deneyebileceğin başka dersler, yogaya aynı pencereden bakabileceğin hocalar mevcut. Zorlaştırmadan, kolaylaştırarak kalın, hoşça kalın.
Namaste 

Go to top