Yoga nedir, ne değildir diye uzun yıllardır süregelen tartışmalar özellikle son zamanlarda hız kazandı. Batılı yoga-severler de artık yoganın, yapılan pozlardan, giyilen güzel kıyafetlerden ya da mistik dekorasyonlardan ibaret olmadığını savunmaya başladı.

Yoga yapmanın başka bir şey olduğundan dem vuruldu hep. Peki gerçekten yoga nasıl yapılır?

İşte hikayenin başlangıç noktası burasıdır aslında. Çünkü yoga yapılabilir bir şey değildir. Yoga OLAN bir şeydir. Bütün bu soru işaretleri aslında buradan çıkıyor. Her geleneğin, her ekolün, her eğitmenin bir yoga yapma biçimi olabilir ancak tüm bunların nihayetinde gelinen noktada Yoga OLUR. Bu yüzden de Yogaya dair ne kadar konuşursak konuşalım, ne anlatırsak anlatalım, ne kadar tartışırsak tartışalım, yogayı hangi şekilde yapmaya çalışırsak yapalım; Yoga OLmadığı sürece bunların hiçbiri anlamlı değildir. Diğer yandan; vardığımız yerde Yoga OLuyorsa hangi yoldan gittiğimiz çok da önemli değildir.

Ustam Gurudwara’nın, sohbetlerinde çokça değindiği bir söz vardır: “Bütün yollar Roma’ya çıkar, neden bilir misiniz?” diye sorar, “Çünkü bütün yolları Romalılar yapmıştır da ondan” diye sürdürür konuşmasını. İşte aynı bunun gibi, yogada da bütün yollar “Olma”ya çıkar.

Osho’nun “Yoga varoluşsaldır, deneyimseldir, deneyseldir. İnanç gerekmez, sadece denemeye cesaret gerekir” dediği gibi. Yoga yapılamaz, olur; çünkü yoga varoluşsaldır. Denersin, yapmaya çalışırsın, deneyimlersin; tekrar tekrar ve tekrar… ve sonunda olur!

Yoga Sanskrit dilinde ‘yuj’ kökünden gelir. Birleştirmek, buluşturmak demektir. Yoganın ne olup ne olmadığına dair tartışmaları bir kenara bırakıp artık insanlık olarak “yoga” olmalıyız, “bir ve bütün” olmalıyız. Tüm yoga camiası, tüm doğu ekolleri, tüm batı ekolleri artık bir olmalı ve işte ancak o zaman yoganın ne olduğuna ve onun sırlarına vakıf olmaya başlayabiliriz. Sizce de yeterince tartışmadık mı? Özünde birleşme, birlik olan bir şey üzerinden bu kadar çok ayrım nasıl ortaya çıktı? Hızla bu tartışmaları bir kenara bırakmalı ve artık yogayı yaşamaya başlamalıyız.

Bir tırtıl olarak etrafımıza ördüğümüz kozalardan artık bir kelebek olarak çıkmanın ve ahenk içinde uçmanın vakti geldi. Şimdi ve burada! Kelebek olup özgürce sonsuzluğa kanatlanmalı, aşka uçmalı, bir olmalıyız. Birliği sağlayamıyorsak, daha kendine yogi diyen bizler bir olup yogayı yaşayamıyorsak, yoga yapmak neye yarar? Tıpkı kendi bir “aşık” değil “aşk” olan Mevlana’nın da dediği gibi “Aşk’a uçmazsan kanat neye yarar…?” Bir Yogi değil; Yoga olmak, bir ve bütün olmak niyetiyle…

Dünya Yoga Günümüz Kutlu Olsun!

 

 

 

Go to top