Bugün Yoga’ya başlamak için harika bir gün! Çünkü yılın bu en uzun gününde, pek çok yaşamı önemli olan her şekilde değiştiren, fiziksel bedene derinden bağlarken zihni arındıran ve üzerinde bulunduğumuz yola parlak bir ışık tutan Yoga’yı Uluslararası Yoga Günü ile kutluyor, onurlandırıyoruz.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin 21 Haziran 2014'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 69. oturumunun açılışında yaptığı konuşma sonrası 21 Haziran’ı Uluslararası Yoga Günü olarak kutlamak için 175 üye ülke rekor bir karar aldı. Antik pratiğin modern dünya için faydaları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan bu karar sonrası 2015 yılında Bay Modi, Delhi'deki ikonik Rajpath'ta yaklaşık 35.985 kişi birlikte en büyük yoga dersini yönetti ve yeni bir dünya rekoru kırdı. O zamandan beri, 21 Haziran Machu Pichu'dan Mumbai'ye, Londra'dan Lucknow'a, Hollywood'dan Bollywood'a kadar her yerde Uluslararası Yoga Günü kutlanmaya başladı.  O günden bugüne ünlülerden sosyal medya fenomenlerine, politikacılar ve sıradan insanlar tarafından, sağlık dergilerinden ve yoga festivallerine her yerde herkes tarafından kutlanır, vurgulanır oldu.

21 Haziran’ın uğurlu bir gün olduğu inancıyla Yoga Günü olarak seçildiği söylenir. Dünyanın birçok yerinde özel bir önemi olan kuzey yarımkürede yılın en uzun günü olan yaz gün dönümüne denk gelir. Hindu mitolojisi açısından yaz gün dönümü hayırlı bir mevsimi işaret eder. Gün dönümü arasındaki mevsim olan Dakshinayana'ya geçişi, güneşin gök küresi üzerinde güneye doğru ilerlediği zaman başlatır. Yaz gün dönümünden sonraki ikinci dolunay da ustalardan iyiliği kutlanan gün olan Guru Purnima olarak bilinir. Bugünde, yıkım ve eğlence tanrısı Shiva ve ilk yoginin (Adi Yogi), insanlığın geri kalanına yoga bilgisini aktarmaya başladığına inanılır. İndus Vadisi'nde doğan bu kadim uygulama, Sanatan Dharma'da (daha sonra “Hinduizm” olarak adlandırılan) güçlü köklere sahiptir. Budizm, Sufizm ve Jainizm'den de etkilenmiştir. Kökleri bu topraklarda derindir.

Maalesef Batı'ya aktarımı sonrası oluşan yoganın yeni kolonizasyonu uygulamanın geleneksel köklerini silmiş, ana akım yoga baskın Beyaz, güçlü gövdeli, daha önce jimnastik bale gibi tecrübelerden geçmiş bedenler ve popüler kültür tarafından devralınıp sahiplenilmiş ve fiziksel bir öz bakım uygulamasına ve sağlıklı yaşam seçimine indirgenerek bölgesinden geldiği insanları ve öğretmenleri görmezden gelmiş ve birlik olmaktan çok ayrılığa neden olmuştur.

Peki kadim gelenekten paha biçilmez bir hediye olan; zihin ve beden, düşünce ve eylem birliğinini sağlayarak kendimizle, dünyayla ve doğayla birlik duygusunu keşfetmenin bir yolu olan yogayı yogayı nasıl onurlandırıp kutlayacağız? Yogayı havalı baş üstü duruşlar, kusursuz vücutlar, göz kamaştıran taytlar ve paha biçilemeyen matlardan nasıl kurtarıp özünde yaşayacağız?

Cevabı yine yoganın kendisinde bulmak mümkün. Yogayı her gün sekiz basamağın (Yama, Niyama, Asana, Pranayama, Pratyahara, Dharana, Dhyana, Samadhi) tamamını hatırlayarak ve özveriyle uygulayarak, bu kadim uygulamanın köklerini, toprağını ve onu bize hediye eden öğretmenleri onurlandırarak ve kadim öğretiye kendini adayıp emek veren uzmanları fark edip destekleyerek  yükseltebilir ve güçlendirebiliriz. Geleneği yozlaştıran, öğretiyi manevi bir mirastan popüler kültür öğesi seviyesine taşıyarak duygu sömürenlere karşı sesimizi yükseltebiliriz. Ortak insanlığımızı ve pratiğin bireysel ve kolektif ıstırabımızı dönüştürme potansiyelini fark edebiliriz. Merhamet ve cesareti yalnızca bazılarımıza değil, hepimize hizmet ederek somutlaştırabiliriz.

Eğer yüzümüzü yogaya dönersek batı kültürünün etkisinde bozuk bir düzende var olmaya çalışırken, doğunun derinliklerinden de beslenmeye, sisteme karşı farkındalık içinde bir duruş oluşturmaya çalışıyoruz demektir. Bireyin kendisi ve evrenle arasında bir bağ kurma aracı olan yogayı hayatlarımıza uyarlamanın bir yolunu bulmalıyız. Nefes çalışmaları (pranayama), asana (yoga pozları) ve meditasyon (çoğunlukla nefes aracılığı ile) ile yargısız, samimi bir akış oluşturarak beden, zihin ve ruhtan meydana gelen tüm varlığımızdaki gerginlik, huzursuzluk, rahatsızlık hislerinin akıp gitmesine, daha güçlü ve dengede bir bütünlüğe davet gönderebiliriz.

İşte uluslararası bir yoga günü böyle yaşanmalı ve yaşatılmalı, kutlu olsun!

Namaste

 

Go to top