Yogaya başladığım ilk zamanlar, birkaç ay boyunca yüzeysel olarak ne olduğunu öğrenmiş olsam bile açıkçası yogaya spor muamelesi yaptığımı itiraf etmeliyim.

Çünkü asanalar fiziksel hareketlerdi, tek fark nefesti burundan alıp, burundan vermek esastı. Açıkçası zaten çok sporsever bir insan olmadığım için spor salonlarında burundan nefes alıp, ağızdan verilmesi gerektiğinin öğretildiğini de bilmiyordum. Dersler genellikle duruşlar ve nefes ile akıp gittiğinden sanki bir spormuş gibi hissetmekte çok abes sayılmazdı.

Asanaların duruşumu değiştirdiğinin farkına varmaya başlamıştım ama değişimin sadece fiziksel olduğunu zannediyordum, sonra yogaya başlamadan birkaç ay önce aşırı tepki vereceğim durumlar karşısında sakin kalabildiğimi fark ettim. Aniden parlamalarım yerini bir dakika nefes al düşüne ne zaman dönüşmüştü hiç bilmiyorum ama bu durum bana kendimi çok daha iyi hissettirmişti. Yoga ile daha çok ilgilendikçe ve pratiklerde ilerledikçe ve başka hocaların derslerine girdikçe çoğu zaman stresle ve aceleyle hareket eden o kadının sakinleştiğini gördüm.

Hiç unutmuyorum ilk kez bir hocanın "bedeninde olanları duy ve fark et’’ dediğinde  neyi duymam ve neyi fark etmem gerekiyor, ya ben fark edemezsem diye düşünmüştüm. O cümle benim için bir aydınlanma kapısı olmuştu, bölük pörçük fark ettiklerimi bir araya getirdiğimde bu farkındalık yogaya bağlanıyordu. Çok sonraları aslında yogaya ait her şeyin farkındalık üzerine kurulu olduğunu öğrenecektim. Benim için "bedeninde olanları fark et’’ cümlesi kadar önemli ve yogamın formunu değiştiren diğer sihirli cümle sevgili terapi hocamın ‘’bugün neye ihtiyacın var, bedenden gelen ihtiyacı duy ama o ihtiyaç zihinden gelmesin’’ cümlesiydi. O an fark ettim hoca bedeninden gelen ihtiyacı duy dediğinde, zihin kendi ihtiyaçlarını devreye sokup beni çok güzel manipüle ediyordu.

Yoga yaparken tabi ki zihni devreden çıkarmak mümkün değil yılların çokbilmiş, aşırı ukala  zihni hep yönetimi elinde tutmak için seninle mücadele ediyor. Bedeni duyabilmek onun ihtiyaçlarını anlayabilmek için bedenden gelen istekleri duymak ve bunları hissetmek her şeyden önemliymiş. İlk kez bir atölye çalışmasında hoca "şu an bedeninde neler oluyor’’ dediğinde sanki bedenimde sakin akan dereler misali bir akış keşfetmiştim, o sesleri çok iyi hatırlıyorum sessiz kalıp dinlediğimde o akışın sesini duyabildiğimi fark etmiştim. Bedeni duymak ve onun ihtiyaçlarını göre pratik yapmak yoga terapi eğitimleri ile hayatımın temel amacı haline geldi. Ve ben şimdilerde keşke temel eğitimin üstüne hemen terapi eğitimi alsaymışım diye düşünüyorum. Çünkü terapinin şefkatli dili,  "bacağını öne getir, nefes al, kollar yukarı’’ gibi emir dilinden seni kendine yöneltiyor.

Yıllarca vinyasa hocalığı yapmış biri olarak terapinin o yumuşacık anlatışını dilime yerleştirmek için çok uğraştım, hala da çok başarılı olduğumu düşünmüyorum ama öğrencime bedeninin ihtiyaçlarını fark ettirebildiğimi gözlemliyorum. Şimdilik bu kadarına da tamamım, çünkü artık her şeyin bir zamanı ve sırası olduğunu biliyorum. Her şey önce kendimizden başlıyor, önce içerde bir yerlerde duyulmayı bekleyen sesleri duymayı, bedenimizdeki akışları hissetmeyi, sonra sakinleşmeyi öğrenmeye çalışan zihni fark ediyoruz.

Yoga, kendi bütününü fark etmek üzere kurulu, bu yolda bunu öğrenip ve öğretebilenlerin olduğunu bilmek kendimi iyi hissediyor. Kendini duymaya ve akışı hissetmeye başlamak yoga yolunda vardığın bir basamak, kapılar önünde açılıp seni içeri davet ederken, aynı zamanda yürüyüp geldiğin yolda ne çok şey öğrendiğini gösteriyor. O çok meşgul hayatlarımıza yoga ile ara verdiğim o anlar içinde ne çok şeyi fark edebileceğimizi ve fark ettiklerimizle ne kadar değişebileceğimizi artık daha iyi biliyorum. O yüzden elimden geldiğince öğrencilerimin de hissetmesi için alan açamaya çalışıyorum. Kendimizi duyup, neye ihtiyacımız olduğunu fark etmek ve ona göre hareket etmek kendimize açtığımız şefkat alanı çünkü ancak insan o zaman gerçekten kendini gözetmeyi öğreniyor. Umarım yollarınız hissetmeyi öğrenmiş ve öğreten hocalarla kesişir. Fark ederek ve hoşça kalın. Namaste 

Go to top