Bu akşam ki meditasyon sırasında dalga geçer gibi gelip beni bulan ve karşımda dans eden kelimelerle mücadeledeyim. Onları görmezden gelmem her gün biraz daha kolaylaşıyor olsa da arada dikkatim o dansa takılıp dağılıyor.

Bunu fark ettiğimde dikkatimi köşeden bucaktan toplayıp bulunduğum ana ve nefesime geri getiriyorum. Artık biliyorum bu bir eksiklik değil, bu süreç de meditasyona dair, dikkatinin dağıldığının farkına varmayı başarmak bu yolculukta bir dönüm noktası.

Çünkü düşünülenin aksine meditasyon yapabiliyor olmak, hiçbir şey düşünmemek değil, sevgili Zeynep Aksoy hocam farkındalık meditasyonlarında şu cümleyi sıkça kullanır ‘"Sen düşüncen değilsin, düşünceni gözlemleyensin’’ hal böyle olunca düşünceyi sadece gözlemleyip geri dönebiliyor olmak, kendi açımdan baktığımda büyük bir ilerleme. Meditasyon hakkında bunca yazıp, giriş yaptıktan sonra yazının bununla ilgili olduğunu varsaymış olabilirsiniz ama ne yazık ki konumuz bu değil.

Konumuz sosyal medya, benim için sosyal medya doğru amaçla kullanıldığında çok fayda sağlıyor, tabi ki de bu benim kişisel düşüncem ve ben zaten de daha çok yoga ile ilgili takipteyim. Bu günlerde, tam da asistanlık yaptığım somatik yoga terapi eğitimi bittiği sırada, gelip önüme düşen ve yapılan şeye "yoga’’ denilen videoları gördükçe dehşete düşüyorum. Ama takip ettiğim konu yoga olunca böyle şeylerle karşılaşmakta kaçınılmaz oluyor.

Yargıdan, yargılamaktan uzak durmaya çaba göstersem de bazıları bu kadar da olmaz ama dedirtiyor. Şimdi şöyle bir düşünelim, ilk soru "niçin yoga yapıyoruz?’’ ikinci soru da sanırım "senin yoga yapmaktaki amacın ne?’’ olabilir. Yoganın sadece dışsal bir çalışma olmadığı konusunda sanırım birçoğumuz hemfikirizdir diye düşünüyorum. Ama günümüz de insanoğlu/kızı yapılan her işi amacından saptırmak konusunda üstün bir yetenek sergiliyor. Ya biri bu insanlara tek elin üstünde bütün bedeni havaya kaldırmanın (bu sadece bir örnek, buna benzer bir sürü hareket var. Biz bunlara asana değil "hareket’’ diyoruz) bir yoga pozu değil, akrobatik bir hareket olduğunu söylesin. Tamam, güç ve denge isteyen bana göre oldukça zor, hiç yapılası değil (bir o kadar da gereksiz) hareket ama içsel olarak neye hizmet ettiğini açıklayabilecek biri varsa lütfen gelip açıklasın, biz de aydınlanalım.

Yoga yapmanın temelinde şiddetsizlik (ahimsa) kendine şefkat varken tek elin üzerinde havada asılı duran bedende, üzerinde durduğunuz ele, el bileğine, dirseğe ve omuza ne yaptıklarını düşünmeleri iyi olur gibi geliyor. O yüzden özellikle bizler yoga hocaları bu konuda iki kat daha fazla özenli ve dikkatli olmalıyız. Bütüncül bir yaklaşım olarak yogayı onun kuralları üzerinden öğretmek zorunluluğuna olan inancım böyle sıra dışı videoları gördükçe her gün biraz daha artıyor.  

Yıllardır yoga öğreniyorum ve bir taraftan öğretiyorum, yapabildiğin kadarı ile pratikte kalmanın yeterli olduğunu daha fazlası için zamana ihtiyaç olduğu kadar, bedeninin ve zihninin izin vermesine bağlı olduğunu bıkmadan anlatmaya devam edeceğim. Özellikle asana pratiklerinde kısacası dış mekân algısı (Proproyoseptif duyu) olarak açıkladığımız duyular yoganın birçok çeşidinde öne çıkıyor. O pratik sırasında ayağını yere basışından, kollarını yukarı kaldırışına, başının yerine, gövdenin yönüne kadar yaptığın bütün asanalar da dış mekân algını güçlendirirsin ve bunları yaparken amacın bütüncül bir farkındalık edinmektir, akrobasi yapmak değil.

Kendimizin ne kadar kolay incinebilir varlıklar olduğumuzu unuttuğumuzda ve yoga yapmak ile akrobasi yapmak arasındaki ayrımı yapamadığımız sürece, sanırım sakatlanmalar her geçen gün artmaya devam edecek ve suç ne yazık ki yoganın üzerine kalacak gibi duruyor. Şunu sakın unutmayın, pratikte sizi yönlendiren hocanız olabilir ama o bedenin içindeki sizsiniz ve sizin için neyin iyi olacağını ancak siz bilebilirsiniz. O yüzden bir stüdyoya pratik yapmak için adım atarken hırslarımızı o kapının dışında bırakmalıyız ve incinebilir bir varlık olduğumuzu her zaman hatırlamalıyız. Amacımız kendi iyiliğimize hizmetse eğer sizi şifalandıran ve dönüştüren asana pratikleri ile kalın ve sağlıkla kalın.
Hoşça kalın.
Namaste



Go to top