Bugün aralıksız asana pratiğimin bin yirmi altıncı günündeyim siz bu yazıyı okurken ben kim bilir kaçıncı gün pratiğimi yapıyor olacağım. Aralıksız pratiklerim (sadhana) 2019 yılının Eylül ayında, madem yoga öğretiyorum kendi düzenli pratiğimin olması gerekir düşüncesiyle başladı.

Çünkü ben pozları pratik ettikçe, asananın dinamiğini daha iyi anlıyor ve daha iyi öğretebiliyordum. İlk birkaç ay yogaya dair tek şey asana pratikleriydi, günde kırk, çok yoğun bir günse yirmi dakika bile matın üstüne çıkmayı başarabilmek bana kendimi iyi hissettiriyordu.

Ben yapı olarak hiçbir şeye bağımlı olmam, beni dünyaya gönderirken bağımlılık genini yüklemeyi unuttuklarını düşünüyordum ama bir süre sonra asana pratiklerime bağımlı hale geldim, her hangi bir nedenden ötürü pratiğim aksadıysa yatmadan önce bile olsa pratiğimi yapıp yatıyordum. Belki de bu bağımlılık değil sorumluluk ve disiplindir, çünkü ikisinden de bende azami miktarda mevcut.  

Her sabah pratiğim için mata çıktığımda, bir gün öncesinden daha iyi olduğumun farkına varıyordum, sanki günden güne kabuk değiştiriyorum gibi gelmişti. Artık her yeni gün benim için pratikle başlıyordu, pozlar, nefesle beraber uyumlu ve bir o kadar çabasızca akıyordu ki ben kendimi tüy kadar hafif hissediyordum. Zamanla  asana pratiklerimin yanına nefes çalışmalarını eklemeyi başardım, bu benim için bir aşamaydı.  Yoganın temel nefes çalışması (anuloma viloma) tekniği ile başladım nefes çalışmalarına bir süre sonra bu nefes çalışması nefesi  tutma (kumbakha: nefesi içerde ya da dışarıda tutma tekniği) çalışmalarına döndü. Nefes ve asana çalışmalarım ile keyifle pratiklerime devam ediyor, günden güne daha iyi nefes aldığımı gözlemliyordum ve cildimin aydınlandığını ise (kumbakha nefesi cildi aydınlatıyor) ilk olarak ben değil, başka insanlar fark ettiler.

Uzun zaman görüşmediğim insanlarla karşılaştığımda çoğu insanın ilk sorusu "cildine ne yaptın?’’ olmaya başlamıştı, "hiçbir şey’’ cevabım çoğu insana inandırıcı gelmiyordu ama bende zaten bu durumun nefes çalışmasıyla gerçekleştiğini bayağı sonra keşfedecektim. Her neyse bir zaman geldi, artık bu zamanı gelme meselesine gerçekten inanıyorum, temel nefes çalışmalarının yanına ateş nefesi (kapalabathi) ve beden kilidi (bandha) çalışmaları ve kundalini meditasyonu eklendi. Günlük pratik saati maksimum kırk dakikadan doksan dakikaya çıktı bazı müsait günlerde yüz yirmi dakikayı buldu. Değişimime kendi gözlerimle şahit oluyordum, bir bütün olarak dönüşüyordum nefes çalışmalarının görünür etkileri kadar üzerimdeki sakinleştirici etkisi de inanılmazdı.

Çocukken dinlediğimiz masalda olduğu gibi yolda giderken birbirlerine katılan hayvanlar gibi (Bremen Mızıkacıları) yolda pratikler birbiri peşine ekleniyor ve ben her sabah güne pratiklerimi rahatça tamamlayabilmek için erken bir saatte (en geç beş, çok yoğunsam dörtte) kalkıyorum. Sadece ev halkı değil, matım sırtımda gittiğim herkes için bu durumum normalleşti, evde, tatilde her nerede olursam olayım kendime pratiğimi yapacak alanı ve zamanı yaratıyorum bazen hepsi bir arada olmuyor o zamanda bölüyorum, bir bölümünü sabah bir bölümünü akşam yapıyorum. Lafı uzatmayayım, masaldaki gibi günden güne çoğalmalarım hala devam etmekte, meditasyon bu sürecin en sürprizli ismiydi, o bana, ben ona alıştım hatta artık yönlendirmeliler dışında, kendi kendime oryantasyon yapıp meditasyona bile geçiyorum. Başkaları için küçük ama benim için inanılmaz büyük bir adım bunu başarabilmiş olmak. Şimdilerde yeni eklemeler mevcut bunlardan biri tapping (aslında tapipng bir Qigong tekniği bedenin belli noktalarına elinle küçük vuruşlar yapıyorsun) diğeri yine bir nefes tekniği "Ha nefesi’’ tapping ve ha nefesinin sinir sisteminiz üzerinde direkt etkisi var.  Son olarak pratiklerimin önüne sallanma salınım pozlarını kattım ki bu pratikte fasyayı uyarıp, harekete geçiriyor.

Bende durumlar böyle hayat ve sağlığım müsaade ettiği sürece (şu aralar covid oldum ama pratiklerime devam ediyorum) kendime tüm pratiklerimi yapmak için alan ve zaman açmaya ve bu yolda devam etmeye niyetliyim. Sizin durumlar nasıl, kendinize bakıyor musunuz? Bence en önemli şey kendimize bakmamız ve özen göstermemiz bu yolda yogaya ait her türlü pratikten destek alabilirsiniz, adına yoga ya da başka bir şey dersiniz hiç önemi yok, mesele o yolda kalmayı başarmak.
Pratikte kalın.
Hoşça kalın. Namaste.


Go to top